Kategori: İlham Verici Konular

  • Mühendislik Öğrencilerini Başarıya Ulaştıran 10 Gerçek İpucu

    Mühendislik Öğrencilerini Başarıya Ulaştıran 10 Gerçek İpucu

    Mühendislik hayal gücünü kullanabileceğiniz en güçlü mesleklerden biridir. Mühendis olmak; yeni fikirleri çeşitli şekillerde keşfedip şekillendirebileceğiniz anlamına gelir. Yeni bir şey üzerinde çalışmak çoğu zaman heyecan vericidir. Ancak mühendislerin çoğu kariyerleri boyunca en iyi mühendislik becerisini elde etmek için mücadele ediyor. En iyi kapsamı elde etmek için kendinizi hazırlamanız gereken temel bir dersi unuttunuz. Üniversite öğreniminizin son halkası veya nihai kaynağı değildir ve ve devamlı daha da çok şey öğreneceksiniz, öğrenme devam eden bir gelişim sürecidir. 

    Peki bir mühendislik öğrencisi olarak başarılı olmak için ne yapmalısınız? 

    İşte size hayatınız boyunca yol gösterecek bazı ipuçları.

    Bu içerik Türk SEM‘in kendi deneyimleri ile beraber Cambridge Üniversitesi tavsiyelerinin harmanlanması sonucu oluşturulmuştur.

    İngilizce Diline Tam Hakimiyet

    Öncelikle İngilizce’yi bildiğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Burada bahsetmek istediğimiz tam olarak İngilizce dilini tam konuşuyor olabilmenizdir. Burada karşınızdaki ile diyaloga girecek ve süreci devam ettirecek olan sizsiniz. Sırtınıza çantanızı alın ve farklı ülkelerde farklı kültürde insanlarla sohbet edin.

    Hedefleriniz Üzerinde Çalışın

    Hedefi olmayan bir insan, omurgası olmayan bir insana benzer.

    Diye başlamış Cambridge Üniversitesi yazısına bizde aynı benzetmeyi kullanıyoruz. Her zaman hırs veya hedeften ilham alacaksınız. Belirlediğiniz hedef doğrultusunda motive olmalısınız. Günlük büyüme için kısa vadeli hedeflerinizle en iyi halinize ulaşmalısınız. Uzun vadeli hedefler sizi her gün çalışmaya motive etmeye yardımcı olacaktır.

    Yeni Zorluklar Arayın

    Kendinize meydan okumazsanız, yeteneklerinizi ve kusurlarınızı asla kimse öğrenemez. Kariyerinizde ilerlemek için her zaman yeni ve zorlu projelerde görev almaya istekli olmalısınız. Bir öğrenci olarak şimdi bağımsız bir proje geliştirmek için en iyi zaman gibi duruyor.

    Bu proje yolculuğu iş rolünüzle ilgili mümkün olan en iyi kararı vermenize yardımcı olacaktır. Farklı alanlar hakkında bilgi edinmek için kendinize meydan okumadığınız sürece, mühendislikteki temel tutkunuzun ne olduğunu tanımlayamazsınız.

    Mesleki Gelişiminize Ara Vermeyin

    Mezun olduktan sonra eğitiminizin bittiğini düşünmeyin. Öğrenme hiç bitmeyen bir süreç olduğunu defalarca kez duymuş olmalısınız. Daha iyi fırsatlar için her zaman yeni bilgi birikiminin peşinde koşmalısınız. Mühendislik çok geniş bir bilgi alanıdır ve her şeyi bir ömürde öğrenmek imkansızdır. Bu nedenle ilginizi çeken bir konuya karar verin ve çeşitli kaynaklardan bilgi toplayıp o alanda uzmanlaşmaya başlayın. Ayrıca çeşitli sertifika programlarına da bakmak iyi bir fikir gibi duruyor. Şuradan sertifika programlarına katılabilirsiniz.

    Yenilikler Konusunda Kendinizi Güncel Tutun

    Mühendislik ve yenilik birbiriyle kardeş iki farklı terimdir. Dünyanın herhangi bir yerinde birileri her zaman yeni bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Unutmayın, ilham her yerde!

    Sonuç olarak mühendislik yenilik haberlerini, akademik makaleleri takip etmelisiniz. Gelecekteki büyüme için yeni teknolojilerin ayrıntılarını ve bunların uygulanmasını takip etmelisiniz. Size takip etmeniz gereken bir kaç kişiyi paylaşayım. Şahsen Türk SEM’den Tahir Dinç olarak ben bu kişilerin tüm akademik paylaşımlarını kaçırmadan okuyorum.

    Google Akademi’de benim oluşturduğum uyarı mailleri bu şekilde geliyor.

    İletişim Becerilerinizi Geliştirin

    Diksiyon ve iletişim becerileriniz üzerinde çalışın çünkü bunlar sizi gitmek istediğiniz yere götürecek şeylerdir. Temel ve kurumsal iletişimi geliştirmek her noktada işinize yarayacaktır. Dünyanın en iyi ve en yenilikçi fikirleri, eğer etkili bir şekilde iletilmezse asla çizim tahtasının ötesine geçemez. Günümüzde ise ekip üyeleri ile yönetim arasındaki teknik iletişimin büyük çoğunluğu yazılı iletişimin bir türü olan e-posta yoluyla gerçekleşmektedir.

    Etkili mail yazma konusu da bir başka başlığımızın konusu olsun. Türk SEM SEO Haberleri uygulamamızı indirirseniz, anlık içeriklerimiz hakkında bilgi alabilirsiniz.

    Hem Olumlu Hem de Olumsuz Geri Bildirimleri Kabul Edin

    Büyümek için kusurlarınızı bilmeniz ve bunları düzeltmek için emek harcamanız gerekir. Olumlu değerlendirmeler çalışmanızı teşvik eder ve motive olmanıza yardımcı olurlar.

    İlerlemeniz konusunda kararlı olduğunuzda olumsuz geri bildirim her zaman faydalıdır. En zayıf noktanızı tespit edip onu güçlendirmek başarınızın anahtarı olabilir. Bu geliştirmekte olduğunuz çalışma içinde geçerlidir.

    Yönetim Becerileriniz Üzerinde Çalışmaya Çalışın

    Mühendislik temel eğitim aldığınız sektörünüz olsa da, daha büyük bir şey başarmak istiyorsanız yönetim becerilerini geliştirmeniz oldukça önemlidir.

    Bu süreç sayesinde ürün başkanı, ekip lideri veya proje yöneticisi olabilirsiniz. Yönetim becerileri aynı zamanda takım çalışmasını ve iş-yaşam dengenizi yönetmeyi öğrenmenize de yardımcı olacaktır.

    Hatalarınızdan Ders Çıkartın

    İster öğrenci ister profesyonel olun, hiç kimse mükemmel değildir, hata yapmak normaldir. Hatanıza odaklanmazsanız ve yeni bir şey öğrenmeye devam ederseniz geleceğinize pozitif yansıması olur.

    Akıl Hocanızı Belirleyin

    Üniversite günlerinde rehberlik isteyebileceğiniz en sevdiğiniz fakülte hocanıza sahip oldunuz. Peki profesyonel hayata girdikten sonra yanınızda size yol gösterecek bir mentorunuzun da olması gerekir. Bu herhangi biri olabilir; yöneticiniz, ekip lideriniz veya deneyimli iş arkadaşınız.

    Türk SEM olarak bir startup geliştirdiyseniz fikrimizi almak konusunda asla çekinmeyin. Firmamız kaynaklarıyla sizin gibi gençlere severek ücretsiz yardımcı olmaya hazırdır.

    Türk SEM Stajyer Çalışmalarımız Hakkında

    Bildiğiniz gibi Türk SEM 2024 yılında ilk defa staj öğrenci alımına başladı. Bu konuda duyurularımızı ve çeşitli portallar üzerinden ve Üniversite duyuru ekranlarından yaptık.

    Bu duyurulara ulaşmak için;

    Başvurmak için ise Üniversite Staj Başvurusu formu üzerinden başvurabilirsiniz.

    İşinizim Kurallarını Bilin

    Teknik çözümlerde uzman olsanız bile işi öğrenmek her zaman iyi bir fikirdir. Süreç sonunda müşterilerinize hizmet vereceksiniz ve eğer memnun kalmazlarsa firmanız zarar görebilir. 

    Yaptığınızın sadece teknik konularını değil tüm temel dinamiklerini yani çalıştığınız işin kurallarını öğrenin.

  • Bir İnternet Hikayesi : Mozilla, İnternet Explorer’i Eziyor

    Bir İnternet Hikayesi : Mozilla, İnternet Explorer’i Eziyor

    Son zamanlarda web hikayelerini oldukça sık yazmaya başladık. Son paylaştığımız NEXT Bilgisayar Hikayesi sonrasında bir de Mozilla ile Explorer’in arasındaki o tatlı atışmayı paylaşalım istedik. Bu hikaye 1997 yılında geçti ve o dönem Amerika’da gazete kupürlerine yansıdı. Bu hikaye Microsoft’un dünya tarayıcı yarışında Netscape ile ilk atışması diyebiliriz.

    Takvim yaprakları Ekim 1997’yi gösterdiğinde Internet Explorer 4 çıktı ve Microsoft büyük bir yayın partisi düzenledi. Ancak bu parti şirketin merkezi Redmond’da değil Silikon Vadisi’nde düzenlendi yani Netscape genel merkezine yakın.

    Ve o gü geldi, nasıl bir parti olsa gerek! Internet Explorer geliştiricileri partide tarayıcının logosu şeklinde 3 metreye 4 metrelik dev bir sahne süsü gördüler. En son sürümün heyecanıyla olsa gerek bu sahne dekorunun rakipleri Netscape’in şirket bahçeleri için daha uygun olacağına karar verdiler.

    Microsoft çalışanları, dev “e” logosunu Netscape’in Mountain View’daki artık efsanevi genel merkezine teslim etmesi için bir kamyon şoförüne sipariş verdi ve parasını ödedi. En büyük rakiplerinden bir tür “günaydın” selamı olarak ya da çocukça da olsa dostça bir şaka. Yıl olmuş 2024 ilk onu düşünen çılgın mühendis bugün İstanbul’dan Türk SEM’de senin yaptığın o çılgın şakayı yazıyoruz.

    Bilgi: İnternetin gerçek hikayesi” belgeselinde anlatılan hikaye den esinlendik. Bu bölümü Archive.org’dan sizde izleyerek benim öğrendiğim şeyleri öğrenebilirsiniz.

    Belgeselin yer almayan şey ise Netscape’in tepkisiydi. Gece yarısı civarında Microsoft programcıları şirketin girişinin önüne kocaman “e” harfini yerleştirdiler, biraz fotoğraf çekindiler (tabi ki e harfiyle), birkaç güzel kahkaha attılar ve oradan ayrıldılar. Bilmedikleri şey ise bazı insanların hala Netscape binasında olup İnternet Explorer mühendislerinin çocukça yaptığı şakayı izlediğiydi. Kendileri de şakacı olan Netscape çalışanları, Microsoft’un muazzam tebrik kartına hemen yanıt vermeye karar verdiler. Eski Netscaper John Francis Stracke’nin rec.humor.funny’de yazdığı gibi :

    Yardım etmesi için insanları topladılar ve IE logosunu ters çevirecek şekilde devirdiler, caddeye bakan tarafına sprey boyayla “Netscape Now” yazdılar… ve ardından 2 metrelik Mozilla heykelimizi (Netscape’in Godzillaoid’i) taşıdılar ve onu IE logosunun üzerine koydular.

    Bazı kişiler Microsoft’un şakalarıyla medyanın dikkatini çekmeye çalıştığını söylediler. Asıl niyetleri bu olsa da, yerel haberler ve televizyon bu hikayeyi yakaladı. Haber ajansı Reuters, eski Netscape sözcüsü Chris Holten ile röportaj yapan bir makale yayınladı:

    Holten, “Dikkat çekmek için bu taktiklere başvurmak son derece çocukça görünüyor.” dedi. “Savaşı kazanıyoruz. Bu, dünyanın en büyük yazılım şirketinden(Microsoft’u kastediyor) değil, yeni bir girişimden bekleyeceğiniz bir şey.

    Dünyalarının yakında nasıl değişeceğini pek bilmiyorlardı. Her ikisi de tarihin tozlu raflarına kalktı gibi duruyor. Nitekim Google Chrome tam olarak sahneyi tek başına aldı. Hem tarayıcı kullanımında hem arama motoru pazarında en yüksek pasta dilimi kendilerine ait. Microsoft birşeyi çok iyi yaptı o da işletim sistemi. Maalesef arkasına gelen argümanları tamamlayacak bir çalışmada yetersiz kaldı.

    Netscape’nin DMOZ kanadından ailesinin bir parçası oldum. Her zaman benim için çok sevecen bir marka olmuştur.

    Bu Yazıdan Bir İlham Çıkar mı?

    Çoğu içeriğimiz ilham verse de bu içerik bir ilam verir mi bilmiyorum. Fakat; çocukça şakalar bir yazılım devi de olsan içinde barındırabiliyorsun.

  • Yahoo Neden Başarısız Oldu!

    Yahoo Neden Başarısız Oldu!

    Bir dönemin efsanevi sitesi Yahoo‘yu bu içeriğimizde beraber kritik edelim istedim. Belki bizler için bir çok ders içerebilir. Bu kısımdaki ifadeler daha önce Yahoo’da çalışan kişilerden alıntıdır. Fakat; burada bende bir kaç hataya dikkat çekmek istiyorum.

    İlk ve bence en büyük hatası “Dizin” yapısını ücretli bir şekilde yapması oldu. İnternet’in merkeziydi ve birden dizin mantığını ücretli hale getirdi. Bu ücretli olma durumu Dmoz‘u doğurdu ve Google‘ye büyük bir çalışma alanı sağladı. 2. dramatik hatası ise dünya markası olma girişimleri vizyoner yönetici eksikliğinden bir türlü başarılı sonuçlar veremedi. Turksem.com olarak Yahoo’yu eleştirecek olursak, 2005 yılı civarı Türkçe Yahoo’ya açıp bir anda sessizce kapatmaları oldu diyebilirim.

    İnternet’in Merkezi Sitesinden Haber Sitesine Gerileyişin Hikayesi

    Günümüzün sürekli gelişen iş ortamında, rakiplerini aşmak ve üstünlük sağlamak isteyen kuruluşlar için strateji uygulama konusunda uzmanlaşmak zorunludur. İyi düşünülmüş bir strateji yol haritasını sağlar, ancak başarılı bir şekilde uygulanması istenen sonuçlara yol açar. Ancak pek çok kuruluş bu hayati aşamada tökezliyor. Bu genellikle belirsiz bir vizyon, somut bir stratejinin eksikliği, sınırlı yetenekler, yetersiz teşvikler, kaynak sınırlamaları, aciliyet duygusunun olmayışı ve yetersiz karar alma ile birleşen etkisiz liderlik gibi çeşitli zorluklara atfedilir. Bu tuzakların sonuçları ciddi olabilir; fırsatların kaybedilmesine, kaynakların israf edilmesine ve potansiyel organizasyonel gerilemelere neden olabilir. Bu makale, Yahoo’nun büyüleyici örnek olay incelemesini inceleyerek bu zorlukların başında gelen vizyonun önemini ele alıyor. Bir zamanlar dijital alanda dev olan Yahoo’nun düşüşü, belirsiz vizyonuna ve odaklanma eksikliğine bağlanabilir.

    Yahoo’nun Kısa Tarihi

    Jerry Yang ve David Filo‘nun buluşu olan Yahoo, 1994 ile 1995 yılları arasında ortaya çıktı. İnternetin enginliğini ortaya çıkartacak küresel markalı bir ağ kurmayı hedeflediler. 1996 yılına gelindiğinde Yahoo, İlk Halka Arz (IPO) aracılığıyla 33,8 milyon dolar toplayarak önemli bir ilerleme kaydetti. Yahoo, 1999’da cesur bir hamleyle Broadcast.com’u 5,7 milyar dolar karşılığında satın aldı. Ancak bu genişleme tutarlı bir entegrasyon stratejisinden yoksundu. 2000 yılı Yahoo’nun başarılarının zirvesine tanık oldu; hisse senedi fiyatı hisse başına 118,75 dolara ulaştı.

    Ancak sonraki yıllar daha az elverişliydi. 2008’de Microsoft’un Yahoo’yu satın alma teklifi başarısızlıkla sonuçlandı. 

    2016’ya baktığımızda Yahoo önemli bir zorlukla karşı karşıyaydı: Yüz milyonlarca kullanıcısının verilerini tehlikeye atan ve kullanıcıların güvenini sarsan veri ihlalleri. 2017 yılına gelindiğinde Verizon, Yahoo’nun ana işini devraldı ve bu da gidişatında önemli bir değişime işaret ediyordu.

    Yörüngesi boyunca çeşitli nüfuzlu isimler önemli roller oynadı. Örneğin Terry Semel, Yahoo’yu medya ve reklamcılığa yönlendirdi. Öte yandan 2012 yılında liderliği üstlenen Marissa Mayer, birçok girişimle şirketi canlandırmaya çalıştı. Ancak Mayer odağını mobil teknolojiye kaydırdığında Yahoo zaten Google gibi rakiplerinin gerisinde kalıyordu. 

    Marissa Mayer’in Yahoo’daki Keşifleri

    2012 yılında Marissa Mayer Yahoo’ya katıldığında şirkette çok ciddi sorunlarla karşılaştı:

    İlk olarak, Yahoo’nun kurumsal kimliğini çevreleyen kafa karışıklığı, eski, geleneksel Yahoo ile yeni, modern Yahoo arasında bir uçurum yaratmıştı. Dahili personel değişmeye istekli değildi ve değişim yönetimine yönelik tüm çabalar sürekli olarak başarısız oldu.

    Şirketin gelecekteki yönüne ilişkin bu ortak anlayış eksikliği, aynı zamanda organizasyonel kafa karışıklığına yol açan belirsiz stratejik hedefler de yarattı. Bu ayrı bir kimlik eksikliği, Yahoo’nun vizyon ve odaklanma eksikliğinin bariz bir göstergesiydi.

    İkincisi, Yahoo’da aşırı bir bürokrasi vardı. Şirketin çevikliği ve yenilikçiliği engelleyen çok hantal kuralları ve prosedürleri vardı.

    Son olarak, hissedarların ve diğer paydaşların yönetimsel karar alma süreçlerinde önemli bir dış etkisi vardı. Bazıları CEO’yu arayıp “talimat” veriyordu.

    Marissa Mayer’den önceki önemli kişiler ve olaylar

    Yahoo’nun ilk CEO’su Tim Koogle, 2000’li yılların başlarında 1995’ten 2001’e kadar hizmet vererek Yahoo’nun önde gelen arama motoru haline gelmesinde etkili oldu. Onun yerini, 2001’den 2007’ye kadar olan görev süresi boyunca Yahoo’nun küresel ayak izini genişleten ve organize eden Terry Semel aldı. 2005’teki Flickr satın alımı da dahil olmak üzere başarılı satın almalar gerçekleşti. Eğlence sektöründeki kökleriyle Semel, Yahoo’yu bir medya santrali olarak hayal etti. Bu geçiş, Yahoo’nun temel gücü olan “arama ve gezinme“den saparak medya merkezli bir modele yönelmesine neden oldu. Bu stratejik dönüm noktası Yahoo için bir kimlik krizine yol açtı; bu durum Terry Semel şirketten ayrıldıktan sonra bile devam etti.

    Yahoo’nun kurucu ortağı Jerry Yang, Semel dönemindeki yanlış adımları düzeltmeye çalıştı. Yang, şirket hakkındaki derin bilgisine rağmen Yahoo’yu istikrara kavuşturamadı. 2009 yılında Carol Bartz CEO olarak görevi devraldı, operasyonları kolaylaştırdı ve bir geri dönüş başlattı. Görev süresi 2009’dan 2011’e kadar sürdü.

    Beşinci CEO Tim Morse, 2011 yılında geçici olarak görev yaptı ve onu 2012 yılında akademik yeterliliklerindeki tutarsızlıklar nedeniyle istifa etmek zorunda kalan Scott Thompson izledi. Bu olay, vizyon ve odaklanma eksikliğinin tüm yönetim kademelerine nüfuz ettiği Yahoo’daki sistemik sorunların altını çizdi.

    Bir başka geçici CEO olan Ross Levinsohn, kültürel dönüşüm konusunda zayıf bir girişim olsa da, şirketin moralini yükseltmesiyle tanınıyor.

    Sekizinci CEO Marissa Mayer, Yahoo’yu beş yıl boyunca yönetti ve 2013’te Yahoo Mail Classic‘in piyasaya sürülmesi gibi ürün geliştirmeleri gerçekleştirdi. Ancak görev süresi, yüksek fiyatlı satın almalar ve şirketi yeniden canlandıramama konusundaki eleştiriler nedeniyle gölgelendi. 2012’den 2017’ye kadar görev yaptı.

    Geriye dönük bir analiz, Yahoo’nun karşılaştığı zorlukların önemli bir kısmının Terry Semel’in liderliği sırasındaki stratejik yanlış değerlendirmelere atfedilebileceğini gösteriyor.

    Yahoo’nun hikayesi, şirketlerin ana işlerini korumak ile hızla gelişen ortama uyum sağlamak arasında kurması gereken hassas dengeyi hatırlatıyor. Durmaksızın yenilik ve çeşitlilik arayışında kuruluşlar, temel güçlerini, yani kendilerini ilk etapta başarılı kılan özü gözden kaçırmamalarını sağlamalıdır. Bir şirketin ana faaliyet alanını temsil eden altın kaz her zaman korunmalı ve beslenmelidir.

    Yahoo’nun bir başarısızlık hikayesinde bir ana fikir çıkartmamız gerekirse bu fikir, geleceğe yatırımın doğru hesaplanması gerekliliği olurdu. Kendi kalitesini azaltacak ama anlık gelir getirecek hamleleri atmaları kendi sektöründe oyun dışı kalmasına neden oldu. Dizin mantığında açılıp, ücretli site kaydı yapmak Yahoo’nun kalitesini azaltan temel unsur oldu.

    Anlık kazandılar, geleceği kaybettiler.

    Herkese ders olması amacıyla, mutlu projeler.

  • İnternet Nedir ve İnternet Tarihi

    İnternet Nedir ve İnternet Tarihi

    İnternet Nedir?

    İnterneti açıklamanın en basit yolu onu “ağların ağı” olarak adlandırmaktır. Tabiri caizse, dünyanın dört bir yanındaki bilgisayar ağlarının tek bir varlığa bağlanmasıdır. Tek bir büyük bilgisayar değil, birbirine bağlı çok sayıda bilgisayar ağıdır.

    Evden İnternet servis sağlayıcınıza (AOL, Earthlink, vb.) bağlandığınızda, aslında bilgisayarınızı bir ağa bağlamış olursunuz. Kampüsteyseniz, İstanbul tüm eğitim kurumları ve kütüphaneler için elektronik otoyol olan Türk Telekom aracılığıyla daha büyük İnternet ağına bağlı olan okulunuzun ağı üzerinden İnternet’e bağlanırsınız. Tüm bu bağlantıların “omurgası”, “bilgi süper otoyolu” olarak adlandırıldığını duyabileceğiniz şey İnternettir.

    internet nedir

    İnternet’in Doğuşu

    İnternet 1960’larda hükümet araştırmacılarının bilgi paylaşımı için bir yol olarak başladı. 60’lı yıllarda bilgisayarlar büyük ve hareketsizdi ve herhangi bir bilgisayarda depolanan bilgiden yararlanmak için ya bilgisayarın bulunduğu yere seyahat etmek ya da manyetik bilgisayar kasetlerini geleneksel posta sistemi aracılığıyla göndermek gerekiyordu.

    İnternetin oluşumundaki bir diğer katalizör de Soğuk Savaş’ın kızışmasıydı. Sovyetler Birliği’nin Sputnik uydusunu fırlatması, ABD Savunma Bakanlığı’nı nükleer bir saldırıdan sonra bile bilginin nasıl yayılabileceği konusunda düşünmeye sevk etti. Bu da sonunda ARPANET‘in (İleri Araştırma Projeleri Ajansı Ağı), yani bugün İnternet olarak bildiğimiz ağın kurulmasına yol açtı. ARPANET büyük bir başarıydı ancak üyelik Savunma Bakanlığı ile sözleşmeleri olan belirli akademik ve araştırma kuruluşlarıyla sınırlıydı. Buna yanıt olarak bilgi paylaşımını sağlamak için başka ağlar oluşturuldu.

    1 Ocak 1983, İnternet’in resmi doğum günü olarak kabul edilir. Bundan önce, çeşitli bilgisayar ağlarının birbirleriyle iletişim kurmak için standart bir yolu yoktu. Transfer Kontrol Protokolü/İnternet Protokolü (TCP/IP) adı verilen yeni bir iletişim protokolü oluşturuldu. Bu farklı ağlardaki farklı bilgisayar türlerinin birbirleriyle “konuşmasına” olanak sağladı. ARPANET ve Savunma Veri Ağı 1 Ocak 1983’te resmi olarak TCP/IP standardına geçti ve böylece İnternet doğmuş oldu. Artık tüm ağlar evrensel bir dille birbirine bağlanabiliyordu.

    ilk bilgisayar

    Yukarıdaki resim, 1951 yılında Nüfus Sayım Bürosuna teslim edilen UNIVAC I’in (adı Evrensel Otomatik Bilgisayar anlamına geliyordu) ölçekli bir modelidir. Yaklaşık 16.000 pound değerinde olan bu bilgisayar 5.000 vakum tüpü kullanıyordu ve saniyede yaklaşık 1.000 hesaplama yapabiliyordu. İlk Amerikan ticari bilgisayarı olmasının yanı sıra iş amaçlı kullanım için tasarlanmış ilk bilgisayardı. (UNIVAC gibi iş bilgisayarları verileri IAS tipi makinelerden daha yavaş işliyordu, ancak hızlı giriş ve çıkış için tasarlanmışlardı). İlk birkaç satış devlet kurumlarına, A.C. Nielsen Company’ye ve Prudential Insurance Company’ye yapıldı. İş uygulamaları için ilk UNIVAC, 1954 yılında General Electric Appliance Division’da bordrolama yapmak üzere kuruldu. 1957 yılına gelindiğinde Remington-Rand (1950 yılında Eckert-Mauchly Computer Corporation’ı satın almıştı) kırk altı makine satmıştı.

    İnternette World Wide Web’den daha fazlası var

    İnterneti düşündüğümüzde genellikle aklımıza sadece World Wide Web gelir. Web, İnternet’ten bilgi almanın çeşitli yollarından biridir. Bu farklı türdeki İnternet bağlantıları protokoller olarak bilinir. Bu protokollerin her biriyle İnternet’e erişmek için ayrı yazılım uygulamaları kullanabilirsiniz, ancak muhtemelen buna gerek duymazsınız. Birçok İnternet Web tarayıcısı, kullanıcıların protokollerin çoğunu kullanarak dosyalara erişmesine izin verir. Aşağıda üç İnternet hizmeti kategorisi ve her kategorideki hizmet türlerine örnekler verilmiştir.

    Dosya alma protokolleri

    Bu tür bir hizmet, internete bağlı bilgisayarlardan bilgi almanın en eski yollarından biriydi. Hizmet veren bilgisayarda depolanan dosyaların adlarını görüntüleyebiliyordunuz, ancak herhangi bir grafik türüne sahip değildiniz ve bazen bir dosyanın içeriğinin açıklaması yoktu. Hangi dosyaların aradığınız bilgiyi içerdiği konusunda ileri düzeyde bilgi sahibi olmanız gerekirdi.

    FTP (Dosya Aktarım Protokolü)

    Bu, geliştirilen ilk İnternet hizmetlerinden biridir ve kullanıcıların dosyaları bir bilgisayardan diğerine taşımasına olanak tanır. FTP programını kullanarak, bir kullanıcı uzak bir bilgisayarda oturum açabilir, dosyalarına göz atabilir ve dosyaları indirebilir veya yükleyebilir (uzak bilgisayar izin veriyorsa). Bunlar herhangi bir dosya türü olabilir, ancak kullanıcının yalnızca dosya adını görmesine izin verilir; dosya içeriğinin açıklaması dahil değildir. World Wide Web’den herhangi bir yazılım uygulaması indirmeye çalışırsanız FTP protokolüyle karşılaşabilirsiniz. İndirilebilir uygulamalar sunan birçok site FTP protokolünü kullanır.

    ftp

    Gopher

    Gopher, ihtiyacınız olan dosyayı bulmanızı kolaylaştırmak için bazı içerik açıklamalarıyla birlikte indirilebilir dosyalar sunar. Dosyalar uzaktaki bilgisayarda hiyerarşik bir şekilde düzenlenir, tıpkı bilgisayarınızın sabit diskindeki dosyaların düzenlendiği gibi. Bu protokol artık yaygın olarak kullanılmamaktadır, ancak hala çalışan bazı gopher siteleri bulabilirsiniz.

    gropher

    Telnet

    Telnet protokolünü kullanarak uzaktaki bir bilgisayar programına bağlanabilir ve onu kullanabilirsiniz. Genellikle, hizmet veren bir bilgisayarda bulunan belirli bir uygulamaya telnet ile bağlanırsınız ve bu uygulamayı kendi bilgisayarınızdaymış gibi kullanmanıza izin verir. Yine, bu protokolü kullanmak özel bir yazılım gerektirir.

    telnet

    İletişim Protokolleri

    e-posta, haber grupları ve sohbet

    Bunlar, kullanıcıların hem eşzamansız (gönderici ve alıcının her ikisinin de aynı anda internete bağlı olması gerekmez; örneğin e-posta) hem de eşzamanlı (“gerçek zamanlı” sohbette olduğu gibi) iletişim kurmasına olanak tanıyan mesajlaşma protokolleridir.

    E-posta Grupları

    Bu İnternet iletişim yöntemi standart hale gelmiştir. Ana bilgisayar, hesabı olanlar için posta gönderip alarak bir “postane” görevi görür. Bu posta, herhangi bir sayıda e-posta yazılım uygulaması (MS Outlook, Eudora, vb.) veya Web tabanlı e-posta hesapları (Yahoo, Hotmail) aracılığıyla alınabilir. E-posta, eşzamansız İnternet iletişiminin bir örneğidir.

    E-posta ayrıca e-posta listelerine erişim olanağı da sağlar. Herhangi bir sayıda konu veya ilgi alanını kapsayan bir e-posta listesine abone olabilirsiniz ve diğer aboneler tarafından gönderilen mesajları alırsınız. E-posta toplulukları, benzer ilgi alanları veya takıntıları olan aboneler arasındaki etkileşimden gelişir.

    Usenet

    Usenet, abonelik olmadan bir bülten tahtası veya e-posta listesi gibi bir şeydir. Herkes bir Usenet haber grubuna mesaj gönderebilir ya da bu grupta gezinebilir. Usenet mesajları hizmet veren bilgisayarda yalnızca önceden belirlenmiş bir süre boyunca tutulur ve daha sonra otomatik olarak silinir, oysa e-posta listesi mesajları hesap sahibi onları indirene kadar hizmet veren bilgisayarda tutulur. Birçok e-posta uygulaması ve Web tarayıcıları Usenet haber grubu hesapları oluşturmanıza izin verir.

    IRC (İnternet Aktarmalı Sohbet)

    Bu protokol eşzamanlı iletişime izin verir: dünyanın herhangi bir yerindeki farklı bilgisayarlardaki kullanıcılar “gerçek zamanlı” veya eşzamanlı olarak iletişim kurabilir. Yazdığınız bir mesaja aynı anda birkaç kişi tarafından verilen yanıtı anında görebilirsiniz. Bu protokol, Web’den genellikle ücretsiz olarak indirilebilen özel bir yazılım uygulaması gerektirir.

    Multimedya Bilgi Protokolü

    Köprü metni aktarım protokolü – diğer adıyla “Web”

    World Wide Web, 1980’lerin sonunda İsviçre’deki Avrupa Parçacık Fiziği Laboratuarı tarafından geliştirilmiş olan yeni bir bloktur. Bu İnternet protokolü halk tarafından hızla benimsendi ve İnternet’ten bilgi sağlamanın ve elde etmenin en popüler yolu haline geldi. Web sadece indirilecek dosyalara erişim sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bir dizi bağlantı köprüsü aracılığıyla siteden siteye atlamanın bir yolunu sunar.

    Web’in en ayırt edici özelliği metnin biçimlendirilme şeklidir. Metin, grafik, animasyon, ses ve diğer dosya türlerini kodlamak ve biçimlendirmek için bir dizi “etiket” kullanılır. Bu etiketler HTML (HyperText Markup Language) olarak adlandırılır. Bu HTML dosyaları, kodlamasında kullanılan etiketler tarafından belirlendiği şekilde bilgisayar ekranınızda görünür. Tarayıcınızın menü çubuğundan “Kaynağı Görüntüle “yi seçerek herhangi bir Web sayfasının “kaynak” HTML kodlamasını görebilirsiniz.

    Çoğu tarayıcı FTP, Gopher, telnet ve e-postanın yanı sıra hiper metin aktarım protokolü aracılığıyla da erişime izin verir, ancak yardımcı uygulamaların yüklenmesi gerekebilir. Bunlar tarayıcı ile birlikte çalışan ve çeşitli protokollere ve dosya türlerine erişime izin veren programlardır.

    Tarayıcılar ve Navigasyon

    World Wide Web Yükselişi

    Tarayıcı, World Wide Web üzerindeki dosyaları görüntülemek için kullandığınız bir uygulamadır. Web’deki bir dosyanın yalnızca metnini görüntülemenizi sağlayan metin veya terminal tabanlı tarayıcılar (Lynx gibi) vardır. Çoğu tarayıcı artık metin, grafik ve diğer multimedya bilgilerini görüntülemek için kullanılabilen grafik tarayıcılardır.

    Birçok Web tarayıcısı türü mevcuttur, ancak en yaygın kullanılanları MS Internet Explorer ve Netscape’tir. Her ikisi de diğerinden daha iyi ve daha hızlı olduğunu iddia eder, ancak hangisinin kullanılacağı genellikle kişisel bir seçim haline gelir. Bazı Web sayfaları belirli tarayıcılar için oluşturulduğundan, hangi tarayıcıyı kullandığınız önemli olabilir. Web sayfaları farklı tarayıcılar tarafından erişildiğinde farklı görünebilir.

    Tarayıcılar

    Microsoft Internet Explorer

    Internet Explorer günümüzde tarayıcı kullanımında aslan payını elinde tutmaktadır, ancak oyuna ana rakibinden daha geç girmiştir.

    Microsoft, IE’yi Windows işletim sisteminin ayrılmaz ve gerekli bir unsuru haline getirme iddiası nedeniyle son yıllarda Internet Explorer ile ilgili çok sayıda eleştiriyle karşılaştı. Rakipler, Microsoft’un IE’yi Windows sistemi tarafından etkin bir şekilde kullanılabilen tek Web tarayıcısı haline getirerek kendilerini pazarın dışında tutmaya çalıştığından şikayet ettiler.

    Netscape

    Netscape sahneye çıkan ilk ticari tarayıcılardan biriydi ve Microsoft Internet Explorer konusunda ciddileşene kadar tarayıcı pazarını domine etti. Netscape’e şiddetle sadık olan bazı İnternet kullanıcıları vardır ve Web’de en iyi Netscape kullanılarak görüntülenen siteler vardır.

    Bu tarayıcılardan herhangi birinde, yararlı bulduğunuz ve geri dönmek istediğiniz bir Web sitesini kaydetmek istiyorsanız, tarayıcı ekranının üst kısmındaki menü çubuklarında bulunan Sık Kullanılanlar (MS Internet Explorer) veya Yer İmleri (Netscape) işlevini kullanmayı deneyin.

    Google Chrome

    Google arama motoru tarafından piyasaya sürülen ve dünyanın en fazla kullanılan tarayıcısı Google Chrome Browser‘dır..

    Navigasyon

    Tekdüzen Kaynak Konum Belirleyici (URL)

    Tekdüzen Kaynak Bulucu veya URL, internete bağlı bir bilgisayarın “adresidir”. Web’de gezinirken, tarayıcınızın üst kısmında bir adres veya konum kutusu olduğunu fark edeceksiniz. Burada tek bir sitenin adresinin görüntülendiğini göreceksiniz. Bu adres, yer imlerine eklemeyi unutmanız durumunda siteyi tekrar bulmanızı sağlar. URL’yi adres kutusuna yazıp bilgisayarınızın klavyesindeki Enter tuşuna bastığınızda adresin bulunduğu siteye geri dönersiniz.

    Bir Web adresinin genel biçimi aşağıdaki gibidir:

    http://www.example.com/

    Adresteki http, World Wide Web’in protokolü olan “hypertext transfer protocol” anlamına gelir ve tarayıcınıza Web’de bir site aramasını söyler. Bir URL şu şekilde de görünebilir:

    ftp://12.456.789

    veya
    example://example.com.

    URL’nin iki nokta üst üste işaretinden önceki ilk kısmı tarayıcıya ne tür bir protokol kullanacağını söyler. İki nokta üst üste ve iki ileri eğik çizgi tüm URL’ler için standarttır. Genellikle, WWW (World Wide Web) harfleri birçok Web adresinde iki eğik çizgiden sonra görünür, ancak başka harfler de kullanılır.

    Türk SEM Web Tasarım ile yüksek standartlarda web tasarım çalışması yaptırabileceğinizi biliyor muydunuz?

    URL’deki ilk nokta veya noktadan sonra, belirli bir bilgisayarın adı ve ardından başka bir nokta ve alan adı (.com, .edu, .gov, vb.) olarak bilinen şey gelir. Etki alanı, adresi kullanan grup veya kuruluşun türünü gösterir. Örneğin, tüm üniversite kurumlarının .edu alan adıyla biten bir URL’si vardır.

    İnternet Arama Hizmetleri

    Ağı organize etmek

    Arama motoru (SEO) tarihçesi içeriğimize de göz atabilirsiniz. Arama motorları üzerinde daha fazla görünür olma çalışmalarına arama motoru optimizasyonu denir.

    İnternette bulunan muazzam miktardaki bilgi baş döndürücü olabilir. Bazı yetkililer internetteki belge sayısının 800 milyon civarında olduğunu tahmin etmektedir. Diğerleri ise bu sayının bilinemeyeceğini söylüyor. Neyse ki, bu bilgi yığınını ayıklayacak araçlar mevcuttur: arama motorları veya arama dizinleri.

    Arama motorları Web sitelerinden bilgi toplar ve daha sonra bu bilgileri aşağı yukarı bir veritabanına döker. Bir arama motorunda seçilebilecek daha fazla bilgi vardır, ancak ilgili bilgileri almak daha zordur.

    Arama dizinleri topladıkları bilgilere bir düzen getirmeye çalışırlar ve araştırma konunuzla ilgili bilgi bulma olasılığınız daha yüksektir, ancak bir arama motorunda bulabileceğiniz büyük miktarda bilgi sunmazlar. Toplanan siteler, sitelerin hangi konu kategorilerine uyabileceği konusunda karar veren insanlar tarafından görüntülenir.

    Arama motorları

    Arama motorları aslında İnternet belgelerindeki bilgilerin depolandığı devasa veritabanlarıdır. Bu veritabanlarındaki bilgiler, İnternet’i tarayan ve tek tek belgeler hakkında bilgi toplayan bir bilgisayar programı (“örümcek” veya “robot” olarak adlandırılır) kullanılarak toplanır. Bu özel programlar belgeleri bulmak için otomatik olarak çalışır veya bir Web sitesinin yaratıcısı tarafından bir veritabanına dahil edilmek üzere siteyi ziyaret etmeleri istenir.

    Bir arama motorunda arama yaptığınızda, sonuçların listelenme sırası da arama motorları arasında farklılık gösterir. Birçok arama motoru sonuçları alaka sıralaması kullanarak listeler. Bunun gibi faktörler

    arama terimlerinizin Web sayfasında ne sıklıkta yer aldığı;
    sayfada nerede bulundukları; ve,
    sayfaya kaç tane başka Web sayfasının bağlantı verdiği
    …bir sayfanın hit listesinde ne kadar üst sıralarda yer alacağını etkiler. Birçok arama motoru, Web sitelerinin sayfalarının sonuçlarda daha üst sıralarda listelenmesi için ödeme yapmasına izin verir.

    Web’de bu arama motorlarından yüzlercesi mevcuttur, ancak hepsi bulunan bilgileri toplamak ve düzenlemek için benzersiz şekillerde çalışır. Web sitelerindeki bilgiler bir sitedeki tüm kelimelerden, bir sitenin gövdesindeki sadece ilk birkaç cümleden veya sadece başlıktan veya meta etiketlerden (bir sitenin içeriğinin gizli tanımlayıcıları) toplanabilir. Farklı arama motorları farklı bilgiler toplar, bu yüzden farklı arama motorlarında aynı aramadan farklı sonuçlar alırsınız.

    Arama dizinleri

    Dizinler, “İstanbul’daki Mühendislik Fakülteleri” gibi kolayca sınıflandırılabilen bilgiler aradığınızda en iyi şekilde kullanılır. İhtiyacınız olan bilgiyi bir arama yazmadan da bulabilirsiniz, ancak dizine göz atarak, çok geniş bir konu kategorisinden (Eğitim) başlayarak ve Georgia’daki okullar için tek tek listelere gelene kadar dizinde ilerleyerek bulabilirsiniz. Normal bir arama da yapabilirsiniz, ancak dizinler bir arama motorunun topladığı site çeşitliliğini toplamaz, bu nedenle bir arama motorundan elde edebileceğiniz bilgi zenginliğinden yararlanamazsınız.

    Meta arama motorları

    Bu tür arama hizmetleri internette bir tür “tek noktadan alışveriş” imkanı sunar. Bir arama oluşturabilirsiniz ve bir meta arama hizmeti aramayı aynı anda birkaç diğer arama motoruna ve dizine gönderir, böylece hepsinden gelen sonuçları tek bir yerde alırsınız. Bununla ilgili tek sorun, her listeden yalnızca ilk birkaç sonucu almanızdır. Aradığınız site bir arama hizmetleri sonuç listesinde 10. sırada yer alıyorsa ve meta arama motoru bu listeden yalnızca ilk 5 sonucu veriyorsa, ihtiyacınız olan siteyi bulamazsınız. Yalnızca Web’de hangi bilgilerin mevcut olduğuna dair genel bir fikir edinmeye çalışıyorsanız, bir meta arama motoru başlamak için iyi bir yer olacaktır.

    İnternet İle İlgili Genel Bilgiler

    “nokta com” “nokta gov” – son ekler ve ülke kodları

    Bir araştırma makalesinde fikir ve argümanları desteklemek için kullandığınız her türlü bilgi dikkatle incelenmelidir. Bir kütüphanede toplanan basılı materyaller, kütüphaneciler tarafından koleksiyonlarına dahil edilmek üzere seçilirken bir değerlendirme sürecinden geçer. Yahoo! gibi arama dizinlerinde yer alan Web sitelerinin de en azından sitelerin sınıflandırılması ve bir kategorizasyon şemasına yerleştirilmesi ölçüsünde bir değerlendirmesi vardır. Ancak, arama motorları için “örümcekler” ya da “robotlar” tarafından toplanan siteler herhangi bir değerlendirme sürecinden geçmez.

    Web’de bilgi yayınlamak için, Web sayfası oluşturma ve barındırma bilgisayarına erişim konusunda bazı temel bilgilerin ötesinde gerçek bir kısıtlama ya da editoryal süreç yoktur. Herkes fikir, hiciv, aldatmaca ya da açıkça yanlış bilgi yayınlayabilir. Bilgi kaynağı olarak kullandığınız Web sitelerinin araştırma amaçları için kabul edilebilir olduğundan emin olmak için bu siteler hakkında sorular sormalısınız. Aşağıda, bir Web sitesini araştırma kaynağı olarak kullanmaya karar vermeden önce bakmanız gereken bazı unsurlar yer almaktadır:

    Alan adı soneki

    “dot.com” terimi İngiliz dilinde her yerde kullanılan bir ifade haline gelmiştir. “dot.com” aslında bir Web sitesinin alan adını ifade eder. Web’deki siteler, URL’lerine göre sitedeki bilgileri sağlayan kuruluşun türüne göre gruplandırılır. Örneğin, Web sitesi olan herhangi bir ticari kuruluş veya şirket .com alan adı son ekine sahip olacaktır, bu da ticari bir kuruluş olduğu anlamına gelir.

    Alan adı soneki, bir Web sitesinin amacı veya hedef kitlesi hakkında size bir ipucu sağlar. Alan adı son eki, bir Web sitesinin coğrafi kökeni hakkında da ipucu verebilir. Türkiye’de birçok sitenin alan adı soneki .tr’dir.

    Aşağıda en yaygın alan adı soneklerinin ve bunları kullanabilecek kuruluş türlerinin bir listesi verilmiştir.

    .com

    Ticari site. Ticari çıkarlar tarafından sağlanan bilgiler genellikle tanıttığı ürüne olumlu bir ışık tutacaktır. Bu bilgilerin yanlış olması gerekmese de, resmin sadece bir kısmını görüyor olabilirsiniz. Unutmayın, her ticari sitenin size bilgi sağlamasının arkasında, ister iyi halkla ilişkiler için isterse size doğrudan bir ürün satmak için olsun, parasal bir teşvik vardır.

    .edu

    Eğitim kurumu. Bu alan adını kullanan siteler anaokulundan yükseköğretime kadar çeşitli okullardır. Okulunuzun URL’sine bakarsanız .edu alan adıyla bittiğini fark edeceksiniz. Bu alan adındaki sitelerden gelen bilgiler çok dikkatli incelenmelidir. Eğer bir eğitim kurumundaki bir bölümden ya da araştırma merkezinden geliyorsa, genellikle güvenilir olarak kabul edilebilir. Ancak, öğrencilerin kişisel Web siteleri, okulun sunucusunda olsalar ve .edu alan adını kullansalar bile genellikle okul tarafından izlenmez.

    .gov

    Hükümet. Bu alan adına sahip bir siteyle karşılaşırsanız, bir federal hükümet sitesini görüntülüyorsunuz demektir. Birleşik Devletler federal hükümetinin tüm şubeleri bu alan adını kullanır. Nüfus sayımı istatistikleri, Kongre oturumları ve Yüksek Mahkeme kararları gibi bilgiler bu alan adına sahip sitelerde yer alır. Bilgilerin güvenilir bir kaynaktan alındığı kabul edilir.

    .org

    Geleneksel olarak kar amacı gütmeyen bir kuruluş. Amerikan Kızıl Haçı veya PBS (Public Broadcasting System) gibi kuruluşlar bu alan adı sonekini kullanır. Genellikle bu tür sitelerdeki bilgiler güvenilir ve tarafsızdır, ancak Ulusal Yaşam Hakkı Komitesi ve Planlı Ebeveynlik gibi belirli bakış açılarını diğerlerine göre güçlü bir şekilde savunan kuruluş örnekleri de vardır. Muhtemelen bugünlerde bu alanı daha yakından incelemek istersiniz. Bazı ticari çıkarlar, bu son eke sahip bir sitenin nihai sponsorları olabilir.

    .mil

    Askeri. Bu alan adı soneki, Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri’nin çeşitli kolları tarafından kullanılır.

    .net

    Ağ. Bu alan adı soneki altında her türlü siteyi bulabilirsiniz. Önceki alan adı soneklerinden herhangi birine uymayan siteler için bir yakalama alanı görevi görür. Bu sitelerden gelen bilgiler dikkatle incelenmelidir.

    Ülke alan adı sonekleri
    .au Avustralya
    .br Brezilya
    .it İtalya
    .ca Kanada
    .mx Meksika
    .fr Fransa
    .tr Türkiye
    .il İsrail
    .uk Birleşik Krallık

    Otorite

    Değerlendirdiğiniz site bir yazara atıfta bulunuyor mu? Sorumlu bir yazar listelenmemişse, herhangi bir sponsorluk belirtisi var mı? Herhangi bir ortamda verilen bilginin güvenilirliğini belirlemeye çalışırken, yazarın kimlik bilgilerinin ne olduğuna dair bir fikriniz olsun istersiniz. Yazdıkları konu hakkında uzmanlar mı? Eğitim geçmişleri nedir? Unutmayın, Web’de herkes yayın yapabilir. Ne hakkında konuştuklarını bilmek zorunda değiller.

    Ayrıca, yazdığınız bir makale için sağlamanız gereken bir kaynakça gibi, bir sitedeki bilgiler için verilen bir kaynak listesi olup olmadığını kontrol etmek ve görmek istersiniz.

    Para Birimi

    Güncelliğini yitirmiş bilgiler yanlış veya eksik olabilir. İyi korunan bir Web sitesi genellikle ilk ekranın altında en son ne zaman güncellendiğini ve hatta belki de ilk olarak ne zaman oluşturulduğunu ve Web’de kullanıma sunulduğunu size söyleyecektir.

    Bağlantılar

    Tüm köprü bağlantıları bozuk olan bir bilgilendirme Web sitesi çok güvenilir bir kaynak olmayabilir. Web’in sürekli değişen doğası nedeniyle kırık köprüler nadir değildir, ancak bir Web sitesinde çok sayıda kırık bağlantı varsa, bu sitenin düzenli olarak bakımının yapılmadığının bir göstergesi olabilir.

    URL

    Site adresi, bir sitenin nihai sponsorluğu konusunda size ipuçları verebilir. Siteyi kimin yazdığını veya siteye kimin ya da neyin sponsor olduğunu belirleyemiyorsanız, URL’yi kök adresine kadar kısaltmayı deneyin. Bu size sitenin nerede barındırıldığını söyleyecektir. Örneğin, bu site besin RDA’ları hakkında bilgi vermektedir:

    SEO Nedir?

    URL’yi https://www.turksem.com kök adresine kadar kısaltırsanız, bunun bir seo ajansı hizmeti veren site olduğunu keşfedeceksiniz.

    Ne tür bir siteye baktığınıza dair bir başka ipucu da URL’de ~ (tilde) sembolü olup olmadığıdır. Bu sembol genellikle sitenin kişisel bir Web sayfası olduğunu ve bilgilerin dikkatle incelenmesi gerektiğini gösterir.

    Karşılaştırma

    Bir Web sitesinde bulduğunuz bilgileri her zaman diğer bilgi kaynaklarıyla karşılaştırın. Genellikle, bir araştırma makalesi için destek olarak yalnızca Web sitelerini kullanmak istemezsiniz, bu nedenle kitaplar, dergi makaleleri vb. gibi diğer kaynak türlerine de bakarsınız. Çeşitli formatlarda bulunan bilgiler nasıl karşılaştırılır?

    Kaynakçalar

    https://groups.google.com/?pli=1
    https://www.aol.com/
    http://www.internetarsivi.metu.edu/tarihce.php
    https://www.academia.edu/43323311/INTERNET
    http://www.internetarsivi.metu.edu/10yil.php
    https://internet2.edu/

  • Yeni Başlayan Blogcular İçin SEO Uyumlu Makalenin 10 Püf Noktası

    Yeni Başlayan Blogcular İçin SEO Uyumlu Makalenin 10 Püf Noktası

    Blogcular için burada bahsedeceğimiz arama motoru optimizasyonu SEO ipuçları her yeni blog yazarının bilmesi gereken paha biçilmez bilgiler içerecektir. Arama motoru sonuçlarında üst sıralarda yer almak sitenize trafik çeker, bu yüzden Google aramalarında üst sıralarda çıkmanıza yardımcı olacak sayfa içi blog SEO ipuçlarını sizlerle paylaşıyoruz.

    Sayfa içi SEO alışmak ve düzenli olarak kriterlere uygun içerik oluşturmak çok önemlidir. Ancak diğer blogcular gibi siz de blog SEO’sunu ilk başta kafa karıştırıcı ve göz korkutucu bulduğunuzu biliyorum. Merak etmeyin oldukça basit anlatacağım ve yazının sonunda çok şey öğrneceksiniz.

    Teknik SEO kulağa çok teknik geliyor. Fakat; blogunuz WordPress ise bir kaç tıklama ile meseleyi çözebiliyorsunuz. Evet, blogunuzun hızlı yüklenen bir site olduğundan emin olmak çok önemli, bunu önbellekleme eklentileri ile olabildiğince çözsek bizim için yeterli. Sonuçta siz yeni Blogger oldunuz ve merhaba dünya.

    SEO uyumlu makale nasıl olur içeriğini okumak yerine dinleyebilirsiniz.

    SEO Uyumlu Makale

    Artık üzerinizdeki baskı kalktığına göre, blog yazılarınız için basit ama iyi sonuç alabileceğini bloglar için SEO içeriğimizi okumaya devam edebilirsiniz.

    Bu içeriğin en iyi yanı, oldukça basit olması ve sizin açınızdan daha anlaşılır olarak anlatmış olmamızdır.

    Tüm profesyonel blog yazarları, yayınladıkları her blog içerisinde iyi sayfa içi SEO yönergelerini takip ettiklerinden emin olurlar.

    Blogculara yönelik SEO ipuçlarımı okuduktan sonra hâlâ bunalmış hissediyorsanız, karşılaştığınız zorlukları aşmanıza yardımcı olmak için lütfen yorum kısmından düşüncelerinizi (varsa sorularınız) bize aktarınız.

    Şimdilik hemen konuya girelim ve blog yazılarınızı optimize etmeye ve organik blog trafiğini iyileştirmeye başlayalım.

    SEO Uyumlu Makale Nasıl Yazılır?

    Blog SEO ipuçları ve gönderileriniz için iyi sayfa içi SEO hakkındaki bu yazı, Yayımla‘ya basmadan önce yapmanız gereken temel bilgileri anlatacaktır.

    Bu adımlara genellikle “sayfa içi SEO” denir. Özellikle bir sayfada veya blog yazısında bulunan içeriğe atıfta bulunurlar.

    Sayfa içi SEO; Siteiçi SEO ve OnPage SEO olarakta anılabilir.

    Teknik SEO aktivitelerinden farklı olarak sayfa içi SEO uygulamalarınız çok daha kolaydır.

    Sayfa dışı SEO (Off-Page SEO), önemli olan ancak ayrı bir gönderi gerektiren başka bir faaliyet türüdür. Öncelikle sitenize geri bağlantılar oluşturmaya odaklanır.

    Google’da veya diğer arama motorlarında bulunmasını istediğiniz herhangi bir sayfa veya gönderinin anahtar kelimelerle optimize edilmesi gerekmektedir.

    İyi haber şu ki sitenizin kontrolü sizde.

    Google örümcekleri sitenizi tararken yayınınızı ve harika içeriğinizi bulabilecek şekilde optimize edebilirsiniz. “Evet, bu açıkça XYZ konusuyla ilgili ve bu arama için indekslenmesi gerekiyor” diyecektir.

    Kelimenin tam anlamıyla öyle söylemiyorum ama ne demek istediğimi anladınız!

    Peki sayfa içi SEO neleri içerir?

    Gerçekten üç genel şeyden kaynaklanır:

    • Anahtar Kelimeler: Gönderiniz boyunca doğru olanları ve doğru yerlerde kullanmak
    • Bağlantılar: iç ve dış bağlantılar
    • Harika mı harika içerik

    Muhtemelen bloglar için SEO konusunda yani bu içerikte podcast yayınımızı görmüşsünüztür, içeriğimizi güzelleştirdik.

    İkinci olarak, hem sitenizden hem de diğer yetkili sitelerden gelen bağlantılara odaklanmanız gerekir. Bu, daha sonra biraz daha ayrıntılı olarak inceleyeceğimiz çeşitli şekillerde Google’daki sayfa sıralamanıza yardımcı olacak bazı ipucular içerecek.

    Son olarak insanların okumak isteyeceği içerikler oluşturmanız gerekiyor . Google’ın yayınlarınızın kaliteli içerik olup olmadığını ve daha üst sıralarda yer almaya değer olup olmadığını anlamasına yardımcı olması içeriğinizin okunması ile meydana gelir.

    Ayrıca insanlar kendi gönderilerinde içeriğinize bağlantı verdikçe Domain Otoritenizi (DA) artırarak paha biçilmez geri bağlantılar oluşturmanıza yardımcı olur. Google aramalarında sıralamanızı yükseltmenize katkı sağlayabilir.

    Blogcular İçin SEO’ya Yardımcı Olan Önemli Eklentiler

    Blogculara yönelik tüm SEO ipuçlarını öğrenmek ve yazılarınızı ve sayfalarınızı optimize etmeye başlamadan önce aşağıdaki önemli SEO eklentilerinden birini yüklemenizi öneririm:

    Yoast SEO Eklentisi

    Bu , blogunuz ve blog yazılarınız için teknik ve sayfa içi SEO ayarlamanıza yardımcı olan bir eklentidir .

    Yoast SEO eklentisinin ücretsiz sürümü harikadır ancak blogunuzu gerçekten bir sonraki seviyeye taşımak istiyorsanız PRO sürümünü edinin.

    Yoast SEO WordPress Plugin

    Ücretsiz sürümde sitenizin neyle ilgili olduğunu, site yapısını, anahtar kelimeleri, meta açıklamaları vb. girmenizi Google’a kolayca bildirmenize yardımcı olur.

    PRO sürümü, sitenizde ara bağlantı oluşturacak bağlantıları bulmanıza yardımcı olur ve beş anahtar kelimeye kadar optimizasyon sağlar.

    NOT : Yoast, Google’daki sıralamanızı otomatik olarak yükseltmez . Google’ın beğendiği içeriğiniz, bağlantılarınız ve görsellerinizle doğru şeyleri yapıp yapmadığınızı size bildirerek size rehberlik etmeye yardımcı olur. SEO ve arama motoru sıralaması bir eklentiden çok daha fazlasını gerektirir. Bunu daha ileride beraber inceleyeceğiz.

    Rank Math SEO

    Rank Math benim genel olarak bloglarımda tercih ettiğim SEO eklentisidir.

    SEO eklentisi dünyasında ses getiren daha yeni bir eklentidir. Yoast PRO eklentisi kullanıcılarının yeni tercihi haline geldi.

    Rank Math SEO WP Plugin

    Neden? Çünkü Rank Math’ın ücretsiz sürümü, PRO sürümüyle aynı özelliklerin birçoğuna sahiptir.

    Ayrıca sayfa içi SEO’nuzu izlemek için birden fazla anahtar kelime eklemenize de olanak tanır.

    Yoast’ın çok daha gelişmiş özellikleri olsa da Rank Math SEO, bu konuda fazla bilgili olmayanlar veya kısıtlı bir bütçeyle blog yazmak isteyenler için blog yazılarınızı optimize etmede iyi bir seçenektir.

    Yakın zamanda Rank Math SEO’ya geçtim, ancak bu yazı için örnekler arasında Yoast eklentisi yer alacak. Türk SEM yakın zamanda Rank Math SEO Eklentisine geçmiştir.

    Not: Rank Math SEO’nun ayrıca yeni PRO özellikleri vardır, ancak SEO’ya yeni başladığınızda ücretsiz sürümü kullanmanız gerçekten sorun olmaz.

    Blogunuz İçin SEO’ya Başlarken

    Bu “sayfa içi SEO”nun nasıl yapılacağının ayrıntılarını öğrenmeye başlamanız gereken noktadayız.

    Unutmayın bunlar temel bilgiler. Bir yerden başlamalıyız! SEO eklentimizi kurduk. Şimdi SEO çalışmalarımıza başlayalım.

    1. Anahtar Kelimeler Doğru SEO İçeriğinin Anahtarıdır

    Blog gönderilerini optimize etmeye başlamadan önce, blog yazarlarına yönelik SEO ipuçlarının ilk noktasına bakmamız gerekiyor: doğru anahtar kelimeleri bulma süreci!

    Doğru SEO çalışması yapılmış blogların büyük bir kısmı Google ve diğer arama motoru aramalarında sıralama almanıza yardımcı olacak bir anahtar kelime öbeği ve benzer anahtar kelime öbekleri ile gelir.

    İlk başta göz korkutucu görünebilir, ancak anahtar kelime araştırması yapmak sitenize organik trafik çekmenin anahtarıdır.

    Önce yazıyı yazmaya başlamanız ve daha sonra anahtar kelimeleri içerecek şekilde düzenlemeniz önemli değildir. Bunları yazarken eklemenizin de bir önemi yok.

    Önemli olan, Yayınla’ya basmadan önce anahtar kelimelerinizin blog yayınınıza eklenmesidir.

    Anahtar Kelimeleri Bulmak İçin Araçlar ve Teknikler

    Anahtar kelimeleri bulmak zor olabilir, özellikle de en iyi SEO araçlarının ( SEMRush , Ahrefs ve Moz Anahtar Kelime Aracı) çoğunun çok pahalı olabileceğini düşündüğünüzü biliyorum. Türk SEM Anahtar kelime araştırma aracı size ilk başlangıçta yardımcı olacaktır.

    kelime araştrırma

    Türk SEM ücretsiz anahtar kelime araştırma aracı ile ilk çalışmalarınıza başlayabilirsiniz.

    Ayrıca, beyin fırtınanızı yaptıktan sonra anahtar kelimelerinize ince ayar yapmama yardımcı olan Anahtar Kelimeler Her Yerde Chrome uzantısını da kullanabilirsiniz. Çok faydalı oldu ve oldukça ucuz.

    Anahtar kelimeleri bulmaya yönelik ücretsiz SEO araçları şunları içerir:

    Temel bir kural:

    • Tek bir anahtar kelime çok fazla rekabete sahip olacaktır.
    • Daha uzun anahtar kelime öbeklerinin rekabeti daha azdır.
    • Daha uzun anahtar kelime öbeğinde ne kadar spesifik olursanız, rekabetin azalması ihtimali o kadar artar.

    Yeni başlayan blogcular için en iyi SEO ipucumu bilmek ister misiniz?

    Önce düşük rekabetli uzun kuyruklu anahtar kelimeleri tercih edin. İlk başta uzun kuyruklu anahtar kelimeli sayfadan da çok fazla trafik alamayabileceğinizi unutmayın.

    Blog yayınınız “zamanla olgunlaşmaya” başladığında ve onu güncellediğinizde daha rekabetçi, yüksek hacimli anahtar kelimeler için sıralamada yer alabilirsiniz.

    Ancak bunu yapmadan önce birkaç ay beklemeniz gerekecek.

    Peki anahtar kelimeleri bulmanın en kolay yolu nedir? Google’ın tabi olarak kendisi!

    İPUCU : Başarılı Site Oluşturmanın 5 Önemli Adımı – İçeriğimiz ile sitenizde 5 adımı da yapıp yapmadığınızı kontrol edebilirsiniz.

    Anahtar Kelimeleri Bulmak İçin Google’ı Kullanmak

    İnsanların Google’da neleri aradıklarını araştırmayı sıklıkla severim. Tercih ettiğim anahtar kelime öbeğini girerek ilk sayfada ne tür yazıların olduğunu da not etmenizi tavsiye ederim.

    Google arama

    Kendinize sorun:

    • Gönderi başlıklarında ne tür anahtar kelime öbekleri kullanıyorlar?
    • Meta açıklamalarda anahtar kelime olarak ne kullanıyorlar?
    • İlk üç ila dört gönderiye tıkladığımda ağırlıklı olarak kullanılan ortak anahtar kelime öbekleri nelerdir?

    Google’ın arama çubuğuna bir şeyler yazmaya başladığınızda yazdığınız anahtar kelimeyle ilgili insanların ne aradıkları hakkında size bir fikir verir.

    Dolayısıyla, en iyi anahtar kelimelerle ilgili bilgi edinmenin birçok yolu vardır.

    BUNLARI NOT DEFTERİNİZE YAZIN! Bir liste yapın ve yazınızı yazarken veya düzenlerken notlarınıza devamlı bakın.

    2. Seçtiğiniz Anahtar Kelimeyi Yazı Başlığında Kullanın

    Blog yayınınızı SEO için optimize ettiğiniz ilk yer seçtiğiniz anahtar kelime öbeğini başlığın kendisinde kullanmaktır.

    İnsanların aradığı şeyi, yayınınızın neyle ilgili olduğunu en başından açıkça belirtin.

    Göz önünde bulundurmanız gereken iki yazı başlığı vardır:

    • Arama sonuçlarında görünen SEO başlığı
    • Okuyucunun gönderiye veya sayfaya geldiğinde gördüğü başlık başlığı (h1)

    Çevresinde bazı kurallar olduğu için özellikle SEO başlığına (Title) bakalım.

    Anahtar kelime içeren iyi bir başlık birkaç işe yarar:

    • Okuyucuya gönderinin neyle ilgili olduğunu ve okuduğunda ne gibi faydalar elde edeceğini tam olarak anlatır.
    • Google’ın gönderinin konusunun neyle ilgili olduğunu bilmesini sağlar (anahtar kelime öbeğinizi anlar).
    • Okuyucuyu bağlantıya tıklayıp daha fazlasını okumaya teşvik etmelidir.

    Bir gönderinin SEO başlığı kısa ama açıklayıcı olmalı ve kolayca akmalıdır. Uzunsa, Google belirli sayıda karakterden sonra onu keser. (60 karakter)

    Yoast SEO eklentisi veya Rank Math eklentisini kullanıyorsanız bunlar başlığınızın Google tarafından kesilmeden önce ne kadar uzun olması gerektiğini belirlemenize yardımcı olmaktadır.

    3. SEO Meta Açıklama Özetiniz

    Blogcular için SEO ipuçları listemizin bir sonraki sırasında meta açıklama yer alıyor.

    Meta açıklaması, yayınınızı Google’da sıralandığında başlığınızın altında bulacağınız snippet özetidir. Bu , okuyucuya blog yazınızdan ne bekleyebileceğini daha ayrıntılı olarak anlatan şeydir .

    Blog başlığınızı kopyalayarak anahtar kelime öbeğinizi eklemeniz yeterli olmayacaktır.

    Başlığın gerçek içerikle ilgili olduğundan emin olurken okumayı ilgi çekici hale getirmeniz gerekir.

    Eylem kelimeleri ve uzun kuyruklu anahtar kelime öbeği kullanarak okuyucuya gönderinizi okumanın faydasını anlatırsınız.

    Meta açıklama özetlerine yönelik güçlü sözcükler veya eylem sözcükleri aşağıdaki gibi herhangi bir şey olabilir:

    • Öğrenmek
    • Anlamak
    • Katılmak
    • Keşfetmek
    • Üye olmak
    • Denemek
    • Ortaya çıkarmak
    • İnşa etmek
    • Başlangıç

    Meta açıklamaları genellikle yaklaşık 160 karakter uzunluğundadır.

    Bir kez daha Yoast SEO eklentisini veya Rank Math eklentisini kullanarak açıklamanızı kolayca düzenleyebilirsiniz.

    Her iki eklentide Google’ın önerdiği 120 – 158 karakter uzunluğunu aştığınızda size haber verir. Fazla olan her şey kesilecektir.

    Değişiklik yapmak için Yoast SEO eklentisini kullandığınızda gördüğünüz şey budur.

    PROFESYONELLER İÇİN İPUCU: Meta açıklamayı sanki bir Tweetmiş gibi yazdığınızı hayal edin. Bir okuyucuyu bu konuyla ilgili bağlantınızı kontrol etmeye ikna etmek istediğiniz kısım tam olarak bu kısımdır.

    PROFESYONELLER İÇİN İPUCU 2: Meta açıklamaları kopyalamayın. Söz konusu gönderi için benzersiz bir dikkat çekici özet yapın.

    4. Anahtar Kelime İfadesini Kalıcı Bağlantınıza Ekleyin

    Kalıcı Bağlantı (Slug), anahtar kelime öbeğini içerecek şekilde özelleştirebileceğiniz kısa, kullanıcı dostu bir URL bağlantısıdır. Bu kısımda kullandığınız harflerin Türkçe harfler içermediğine dikkat edin.

    Türkçe Harfler : Ç, Ş, Ü, Ö, Ğ,

    Değişiklik yapmak için kalıcı bağlantılarınızı Özel – “%postname%” olarak ayarlamanız gerekir. Bu nedenle, blog oluşturmanın başlangıcında kalıcı bağlantılarınızda bu değişikliği yapmanız çok önemlidir .

    Anahtar kelime öbeğini üç şekilde ekleyebilirsiniz .

    Klasik WordPress editörünü kullanıyorsanız öncelikle sağ kısımda Yazı tabının içerisindeki URL kısmından.

    kalıcı bağlantı

    İkinci olarak, blok düzenleyici sürümünde Belge’ye tıklayıp ardından Kalıcı Bağlantı yazan yere kadar aşağı kaydırabilirsiniz.

    Son olarak, RankMath SEO eklentisinden ve Rank Math eklentisinden kalıcı bağlantıyı değiştirebilirsiniz.

    NOT: Blog gönderilerini yayınladıktan sonra Kalıcı Bağlantıları değiştiriyorsanız bir yönlendirme eklentisi kullanmanız gerekecektir. Bu, eski URL bağlantılarınızı “%postname%” ile yeni özel sürüme yönlendirebilmeniz içindir. Sonradan doğru kullanıma geçmemek için WordPress SEO ayarları içeriğimize göz atabilirsiniz.

    5. Anahtar Kelime İfadenizi İlk Paragrafa Ekleyin

    Blogunuz da başarılı SEO çalışması, okuyucuya ve Google’a gönderinin konusunun neyle ilgili olduğunu ilk paragrafta anlatmanız gerekir.

    Yazınızın ilk paragrafı anahtar kelime öbeğinin yer aldığı özet bir giriş içermelidir.

    İlk paragrafta anahtar kelime öbeği kullanarak bağlam oluşturma yöntemini kullanmak her dönem mantıklı olmuştur. İlk paragraf genellikle üç cümleden uzun değildir.

    Griş paragrafınızın özetleme mantığı  kolay ve akıcı bir dil tavsiye ederim. Okuyucu sade dili sever, aynı zamanda şunu düşünmesini sağlarsınız: “Bu içerik bana yardımcı olabilir; bu benim sahip olduğum sorunun çözümünü anlatıyor.” 


    İPUCU : İlk paragrafınızı yüksek sesle okuyun. 

    • Anahtar kelime öbeklerinizi kullandınız mı? 
    • Kulağa okuması hoş geliyor mu?
    • Sade bir dil kullanıyor mu?
    • İçeriğinizi tam anlatıyor mu?
    • Siz bu paragrafı okudunuz da içeriği okumaya devam eder miydiniz?

    6. Anahtar Kelime İfadelerinizi Blog İçeriğinize Ekleyin

    Size farklı uzun kuyruklu anahtar kelime öbeklerini yazmanızı söylediğimi hatırlıyor musunuz?

    Artık blog yazınız boyunca ana olanı, ikincil olanı ve üçüncüyü kullanmanın zamanı geldi. İyi bir blog SEO’sunun ve blog yazılarınızı optimize etmenin en önemli yönlerinden biri içerikte kullanmaktır.

    Gönderinizi önceden yazdıysanız, düzenlerken yüksek sesle okuyun ve anahtar kelimelerinizi yazının tamamına ekleyip ekleyemeyeceğinizi görün. Eşit şekilde dağıtılmasını hedeflemelisiniz.

    Ana anahtar kelime öbeğiniz iyi bir şekilde akmıyorsa, ikincil anahtar kelime öbeğinizi kullanın.

    Google, belirli bir konuya işaret eden benzer anahtar kelime öbekleri kullanıp kullanmadığınızı anlayacak kadar sezgiseldir. Sezgisel olması blog yayınınızı SEO için optimize etmeyi düşündüğünüzden daha iyi sıralamalı anahtar kelimelerde getirebilir.

    Rank Math SEO eklentisini veya Yoast’ın SEO eklentisini kullanmayı seviyorum çünkü yazı boyunca anahtar kelimeler ekleyerek iyi bir iş çıkarıp çıkarmadığımı bana bildiriyorlar.

    Ayrıca bana anahtar kelime öbeğini kaç kez kullandığımı da söylüyorlar. Rank Math, birkaç anahtar kelime öbeği eklemenizi sağlar. Bunu Yoast PRO sürümüyle de yapabilirsiniz.

    7. Anahtar Kelime Cümlenizi Görsel Alt Metnine Ekleyin

    Blogcular için en önemli SEO ipuçlarından biri, görsellerde kullanılan alternatif metni göz ardı etmemektir.

    İyi bir blog SEO’su için anahtar kelime öbeğinizi eklemeniz gereken son yer görselinizin alt metnidir (alternatif metin).

    alternatif metin

    Resminiz herhangi bir teknik nedenden dolayı sayfada görünmediğinde alternatif metin açılır ve görseli tanımlayıcı metin herkes için yardımcı olur.

    Ayrıca Google’ın blogunuzun neyle ilgili olduğunu anlamasına yardımcı olarak içeriğinize SEO desteği sağlar.

    Blog yazılarınızı alternatif metinle optimize etmek, Google’ın görsel arayanlara “Görseller” sonuçlarada listelenmenizi sağlar bu da yeni ziyaretçiye erişmeniz demektir.

    Peki bunu blog yazınızdaki görsellere nasıl uygularsınız?

    Görselinizi Klasik düzenleyiciyi kullanarak yüklüyorsanız, görseli tıklayarak düzenleyebilir ve Alternatif Metin ekleyebilirsiniz.

    Blok düzenleyiciyi kullanıyorsanız, resmi eklediğinizde sağ tarafta Alternatif metni doldurabileceğiniz boş bir kutu göreceksiniz.

    Alternatif Metin, görseli açıklayan ve anahtar kelime öbeğinizi içeren kısa bir ifade olmalıdır. Örneğin, aşağıdaki alt metin şu şekildedir: “Blog SEO İpucuları”

    8. İlgili Dahili Bağlantıları Kullanın

    Blog yazılarınızı birbirine bağlayarak optimize etmek blog trafiğinizi artırmak için yapabileceğiniz en önemli şeylerden biridir.

    Çoğu blogcu bunu yapmaz, aslında içeriğinizi SEO için optimize etmenin en iyi yollarından biridir.

    Muhtemelen içeriğinizle alakalı sitenizde (blogunuzda) en az iki veya üç blog yayınınız vardır. Neden okuyucularınıza bunlar hakkında bilgi vermiyorsunuz? Aynı zamanda Google’a ve arama motorları içinde bu tetikleyici olabilir.

    Sayfa içi SEO söz konusu olduğunda sıralamalarını iyileştirmelerine yardımcı olmak için eski blog gönderilerine oluşturduğunuz bu yeni blog içeriğinden bağlantılar eklemek iyi bir fikirdir.

    Blogunuzun diğer içeriklerine de dahili bağlantılar sayesinde trafik göndermiş oluyorsunuz

    Dahili bağlantı ile okuyucular, blogunuzda daha fazla zaman harcayarak Google’a ve diğer arama motorlarına blogunuzun okuyucuya değer içeriğe sahip olduğunu belirtmiş olur. Bu tetikleme yayınlarınızın sıralamada topluca iyileşmesine yardımcı olabilir.

    Ayrıca Google sitenizi taradığında içeriğinizi daha sağlıklı anlamasına yardımcı olacaktır.

    Doğru bağlantı metnini yani bağlantınızı eklediğiniz ifadeyi doğru kullanmakta çok önemlidir.

    Google’ın bağlantının neyle ilgili olduğunu ve konuyu belirlemesine yardımcı olmalısınız. Bu nedenle, bağlantıyı her blog gönderisindeki “burayı tıklayın” ifadesine veya yazılı bir URL’ye link eklemek, arama motorlarının linki eklenen içeriği anlamasını zorlaştır. O yüzden içerik neyle alakalısıysa bağlantı metninde o içerik olmalıdır.

    Rank Math ve Yoast’ın Pro sürümü, benzer blog gönderilerini tanımlamaya yardımcı olarak, ara bağlantı kurmayı çok daha kolay ve hızlı hale getirir.

    Ancak bazı durumlarda, eklentilerden herhangi birinin gözden kaçırmış olabileceği herhangi bir şeyi bulmak için blog yazılarınızda hızlı bir manuel arama yapmak iyi çoğu zaman daha iyi sonuçlar verir.

    Hiçbirini kaçırmadığımdan emin olmak için Blog aramasında arama yapmanızı tavsiye ederim.

    9. Harici İçeriğe Bağlantı

    Bloglar için SEO açısından dikkate alınması gereken son şey harici bağlantılardır.

    İçeriğinizle ilgili, yetkili sitelere giden bağlantılar eklemek sitenizin güvenilirliğini artırabilir.

    Ayrıca kullanıcıların referans alması için kaliteli bilgiler sağladığınız için sitenizin sıralaması da artar.

    Harici bağlantı eklerken bağlantıyı yeni pencerede açma seçeneğine tıkladığınızdan emin olun.

    Bunun nedeni, blog ziyaretçilerinin sayfanızdan ayrılıp harici bir bağlantıya gitmek yerine sitenizde kalmasını istemenizdir.

    Unutmayın, bir ziyaretçi sitenizde ne kadar uzun süre kalırsa siteniz Google ve diğer arama motorlarının gözünde o kadar iyi olur!

    Moz, harici bağlantıları daha derinlemesine anlamak isteyenler için güzel bir içerik yazmış sayfa içi SEO için harici bağlantıları daha ayrıntılı olarak açıklıyor. Moz’un ilgili yazısı İngilizce‘dir.

    Harici bağlantı vermenin insanların sitenizden ayrılması olarak düşünmeyin. Bunun yerine, bunu okuyucularınıza gönderinizde yer alan ve referans alabilecekleri paha biçilmez bilgiler sağladığınız olarak düşünün. En azından doğru olanı yaptınız merak etmeyin.

    10. Harika İçerik, İyi Sayfa İçi SEO’nun Anahtarıdır

    Gerçek ve harika bir içerik söz konusu olduğunda ve blog yayınınızın SEO için optimize edilmesinde dikkate almanız gereken birkaç şey vardır.

    • Bilgi söz konusu olduğundan konuyu daha uzun ve daha derinlemesine anlatın. Arama motorları Google indeks gönderilerini 1000 kelime + üzeri 300 kelimenin altındaki gönderilerden daha çok sever.
    • Mümkün olduğunca anahtar kelimeler içeren başlıklar kullanın; etiketler H2, H3 ve H4 olmalıdır. Bu, onu daha okuyucu dostu hale getirir ve arama motorları başlıklardaki içeriği yakalar. H1’i yalnızca başlıklar için kullanıldığından kullanmayın. Her sayfada 1 adet H1 yer alır.
    • Kırık bağlantılarınızın olmadığından emin olun. Bu, özellikle eski blog gönderilerini güncelliyorsanız ve bunları iyi bir SEO için optimize ediyorsanız geçerlidir. 
    • Yorumları teşvik etmek için sonunda bir harekete geçirici mesaj oluşturun . Yorum yazmak, okuyucunun sitenizde daha uzun süre kalmasını sağlar ve Google’a ve diğer arama motorlarına blogunuzun değerli bilgilerle dolu olduğu sinyalini verir.

    Okuyucunun bir sorunu çözmesine yardımcı olmak veya onlara aradıkları bilgileri sağlamak, blog yazılarınızın kalitesini büyük ölçüde artıracaktır.

    Blog yazılarınızı optimize etmek ufak bir çaba içerse de organik trafiği elde etmenin en iyi yoludur.

    İPUCU : Başlık ve Altbaşlık Kullanım Klavuzu sizlere başlıklarla ilgili önemli ipucuları verecektir.

    Blog SEO İpucuları: Özetle

    Şimdiye kadar okuduğunuz içerikte sayfa içi SEO’nun zor olmadığını anlamış olmalısınız. Sadece biraz zaman alır ama teknik birşey yer almaz. Blog yazılarınızda Sayfaiçi SEO ayarları Arama motorlarından daha çok okuyucunun başlıkta yer alan sorunu çözmesine odaklanır.

    Blog yazılarınızı her yazdığınızda ve yayınladığınızda optimize etmek, her zaman yaptığınız doğal bir şey olmalıdır. Bir noktadan sonra optimize etmek sizin için çok kolay bir hale gelecektir.

    İşte sayfa içi SEO’nuz söz konusu olduğunda her blog gönderisini optimize etmenin temel adımlarının küçük bir özeti:

    • Doğru anahtar kelime ve daha uzun anahtar kelime öbeklerinden oluşan bir listeyle başlıyoruz.
    • Anahtar kelime öbeğini yazı başlığına ekliyoruz
    • Anahtar anahtar kelime öbeğinizi içeren, ilgi çekici ve okuyucuları gönderinin konusu hakkında daha fazla bilgi edinmeye davet eden bir meta açıklama (Meta Desc) yazıyoruz.
    • Anahtar kelimeyi blog içeriğimize ekliyoruz.
    • Anahtar kelime öbeğini blog yayınınızın ilk paragrafında kullanıyoruz.
    • Ana anahtar kelime öbeğini ve diğer anahtar kelime öbeklerini blog yayınınıza eşit şekilde ekliyoruz.
    • Blog yazınızdaki görseller için anahtar kelimenizi içeren alternatif metin ekleyin.
    • Konuyla alakalı diğer yayınlarınıza dahili bağlantılar ekleyin
    • Yetkili, bilgilendirici dış sitelere bağlantılar ekleyin

    Sizin ve blogunuzun bulunmasını sağlamak için Hakkımda sayfanızı bu sayfada bahsettiğimiz kriterlere göre sayfa içi SEO için optimize etmeyi de unutmayın. Belirli bir niş blog olarak anlaşılmak istiyorsanız, Hakkımda sayfanız belirli, alakalı anahtar kelimeleri eklemek isteyeceğiniz yerdir!

  • Başarılı Bir Web Sitesi Oluşturmanın 5 Adımı

    Başarılı Bir Web Sitesi Oluşturmanın 5 Adımı

    Bugün internette bir milyarın üzerinde web sitesi var. Doğal olarak bazıları son derece popülerken diğerleri pek bilinmiyor. Bazıları diğerlerinden daha iyi tasarlanmışken bazıları diğerlerinden daha geniş bir kitleye hizmet eder, bazıları ise sık güncellenir ve diğerlerinden daha doğrudur vb. Fikri anladınız; bir web sitesinin popülerliğini etkileyen tutarlı faktörler vardır.

    Ancak popülerlik ve başarı mutlaka aynı şey değildir. Tığ işi malzemeleri satan küçük bir çevrimiçi mağaza milyonlarca ziyaretçi almayabilir, ancak yalnızca alışveriş yapmakla kalmayıp ipuçları, haberler ve proje fikirleri için onu günlük olarak ziyaret eden sadık bir müşteri tabanına sahip olabilir. Çok fazla etkileşimi teşvik ettiğinden dolayı bunun gibi bir sitenin, sürekli ziyaretçisi olmayan çok daha büyük bir siteden daha başarılı olduğu düşünülebilir. Öte yandan milyonlarca ziyaretçisi olan bir site her ikisinden de muhtemelen daha başarılıdır.

    Peki, bir web sitesi oluşturmak istiyorsanız bunu nasıl başarıya ulaştırırsınız? İstediğiniz türdeki ziyaretçilerin ilgisini nasıl çekersiniz ve onların istediğiniz şekilde dönüşüm gerçekleştirmelerini nasıl sağlarsınız? Bu karmaşık bir prosedürdür ve atmanız gereken kesin adımlar, konunuza ve hedef kitlenize bağlı olarak değişecektir.

    Ancak süreci , herhangi bir web sitesi için geçerli olacak beş genel “mega adım” ile özetlemek mümkündür . Ne tür bir web sitesi oluşturuyor olursanız olun, web sitenizi doğru yolda başlatacak takip etmeniz gereken bazı temel kurallar vardır.

    (daha&helliip;)
  • Next Computer – Steve Jobs’un Kahve Molası

    Next Computer – Steve Jobs’un Kahve Molası

    Steve Jobs Apple’dan ayrıldıktan sonra 1985‘te NeXT Inc. adında yeni bir şirket kurdu ve ilk ürünü olan NeXT Computer‘ı 1988‘deki bir gala etkinliğinde tanıttı. NeXT güçlü donanım ve yazılımı daha önce hiç yapılmamış şekillerde birleştirdi. İlk olarak NeXT makinesini 25 Mhz hızında çalışan Motorola 68030 işlemciye dayandırdı ve onu ilk dahili Dijital Sinyal İşlemcisi ile birleştirdi. NeXT’nin sistem yazılımı Macintosh ve en iyi PC’lere rakip olacak şekilde tasarlandı: NeXT, kaya gibi sağlam UNIX işletim sistemini kullandı ve kendi zarif, tescilli grafik kullanıcı arayüzünü dahil etti. NeXT aynı zamanda yerleşik bir 256 MB manyeto-optik depolama ortamı gönderen ilk bilgisayar şirketiydi. Yüksek çözünürlüklü ekran, dahili Ethernet, CD kalitesinde ses özelliklerinden sadece bir kaçıydı.

    1990‘da NeXT Motorola 68040 üzerinde 25 MHz’de çalışan daha hızlı iş istasyonlarını tanıttı. Sevgiyle “döşeme” olarak adlandırılan NeXTstation siyah beyaz bir ekrana sahipken NeXTstation Color, 16 milyon renk paletinden 4.096 renk gösteriyordu. Cube’un yeni bir sürümü, 32 bitlik gerçek renkli bir ekran sundu.

    1992 baharı, NeXT‘nin optik diskinin sonunu getirdi, ancak NeXT aynı zamanda yükseltilmiş iş istasyonlarını, 33 MHz‘de çalışan NeXTstation Turbo ve Turbo Color‘ı piyasaya sürdü. NeXT ayrıca bir renkli yazıcı ve standart bir CD-ROM sürücüsü sunmaya başladı. 

    NeXT 1993 yılında yalnızca yazılım satıcısı olmak için donanım üretimini durdurdu ve NeXTSTEP’i bir işletim sistemi ve nesne yönelimli geliştirme ortamı kombinasyonu olarak sattı. Intel için NeXTstep, özel yazılımları hızla geliştirmek ve dağıtmak için büyük şirketler ve özellikle finans kurumları arasında popüler bir ürün haline geldi. 

    Apple Computer, Macintosh işletim sistemini yükseltmek için kendi çabaları başarısız olduktan sonra 1996 yılında NeXT‘i satın aldı. Satıştan sonra, Steve Jobs önce danışman olarak çalışmaya başladı, ancak daha sonra CEO vekili ve ardından şirketin CEO‘su olarak atandı. NeXTSTEP, Mac OS X’in kalbi olarak yaşamaya devam ediyor.

    Kaynak : https://simson.net/ref/NeXT/index.html

  • Güneşi Reklama Çeviren 10 Muhteşem Reklam Fikri

    Güneşi Reklama Çeviren 10 Muhteşem Reklam Fikri

    Güneşle etkinleşen benzersiz pazarlama kampanyaları, anı yakalayabilen ve güneşle ilgili yaklaşan ciddi tehlikeleri unutturabilecek bireysel tüketiciler için önemli bir reklam işlevi görevi görür. Bilim ve teknoloji, iklim değişikliği nedeniyle artan riskleri vurgulamaya devam etse de, yoğun tüketiciler er ya da geç doğasında var olan riskleri unutabilir.

    Markalar, tüketicilere güneşle ilgili her zaman var olan tehlikeleri hatırlatan güneş enerjisiyle çalışan pazarlama kampanyalarını kullanarak tüketiciler için doğal reaktif ve proaktif çözüm olarak kendilerini gösterebiliyor. 

    Nivea’nın Koruma Reklamı, Çocukları Takip Etmek İçin iBeacons Kullanıyor

    Nivea, StickNFind iBeacon teknolojisini Koruma Reklamına zekice dahil etti. Basılı dergilerde yer alan reklam, güneş kremi ihtiyacına odaklansa da, ailelerin günü kumsalda geçirdiklerinde bir başka büyük endişeye de değiniyor: Çocuklarını gözden kaçırmak. Bu korkutucu olasılığı çözmek için The Protection Ad, bir çocuğun bileğine sabitlenmesi amaçlanan çıkarılabilir, geçici bir bileklik sağlar.

    Bir Beacon ile gömülü olan ebeveynler, beraberindeki bir akıllı telefon uygulaması aracılığıyla çocuklarını takip edebilir. Bu şekilde, Koruma Reklamı aslında ilk tanıtımını da sağlamlaştıran yararlı bir hizmet sunar. Adweek‘te yazıldığı gibi, “Markanın yavrularınızı korumaya olan bağlılığını etkili bir şekilde gösteren eğlenceli bir fikir.” Koruma Reklamı sayesinde ebeveynler, Nivea’ya karşı yalnızca olumlu duyguları ilişkilendirecek.

    Zealios Skin Care’in Eşsiz Kuponu Yalnızca Güneşte Görünür

    Biraz para biriktirmek her zaman harikadır, ancak elinizde Zealios Skin Care‘in benzersiz kuponlarından biri yoksa kuponların kendileri serinlik vermez.

    Şirket, insanları bu yaz güneşlenmeye teşvik etmek için Skin Barrier güneş koruyucu ürünlerinde %50 indirim kuponu sunuyor, ancak indirimden yararlanmak için fırsattan yalnızca doğrudan güneş ışığında yararlanabilirsiniz. Bir Android cihazınız varsa, güneşle etkinleştirilen kupon Zealios‘un web sitesinden indirilebilir. Değilse, diğer telefon kullanıcıları için hala %20 indirim var, ancak bir telefonun ışık sensörlerini kullanan bu kupon paradan tasarruf etmenin gerçekten eğlenceli bir yoludur, ayrıca bu süreçte web sitelerinden güneşten korunmayla ilgili birkaç ipucu alabilirsiniz.

    Banana Boat Sport Güneş Kremi Kampanyası Tüketiciye Ek Koruma Sağlıyor

    Banana Boat Sport Güneş Kremi reklam kampanyası, insanların bu ürünü kullanarak ne kadar koruma alacağını gösteriyor. Hayal gücünden yola çıkarak, altındaki kişiyi mükemmel bir şekilde koruyan insan biçimli bulutların etrafında tüketiciyi korur. Sıcak ve açık bir yaz gününde, insanlar bu güneş kreminin sunduğu rahatlamayı sanki gerçekten gölge sağlayan bir bulutmuş gibi hissedecekler.

    Hong Kong merkezli JWT reklam ajansı şubesi tarafından tasarlanan ve yürütülen Banana Boat Sport Güneş Kremi reklam kampanyasının sanat yönetmenliğini Rita Shum ve Anthony Kwok, yaratıcı yönetmenliğini ise Jam Wu, Barbara Fu ve Philip Lee üstlendi. Gerçeküstü görüntüler fotoğrafçı Kimhoo So tarafından çekildi ve Henry Chan tarafından rötuşlandı. 

    Lay’s Chip Torbaları Ultraviyole Mürekkebinde Gizli Bir Tasarım Ortaya Çıkarıyor

    Bir patates cipsi poşetinin, plajda geçirilen piknikler ve öğleden sonraların olmazsa olmazı olduğunu bilen Frito-Lay, bu yıl ürünlerini heyecan verici yaz maceralarına çıkaran tüketicileri şaşırtmanın ve memnun etmenin enteresan bir yolunu buldu.

    Lay’s cipsleri paketleri güneşe çıkmadan önce her zamanki gibi aynı tanıdık ve parlak tasarıma sahip. Ancak güneşte biraz zaman geçirdikten sonra, bir tabak, piknik sepeti ve açık havada yemek yemenin diğer tanıdık unsurlarını gösteren ultraviyole mürekkeple gizli bir tasarım ortaya çıkarıyor.

    Geçmişte bira gibi yazlık ürünleri paketlemek için ısıyla etkinleştirilen tasarımlar popüler bir seçim olsa da, Frito-Lay Kuzey Amerika CMO’su Ram Krishnan, “Sanırım ilk kez biri tüketici için UV ile etkinleştirilen cips paketleri yapıyor.

    Trend Hunter kaynaklı içeriklerimizi takip etmek için SEO Uygulaması, Google Play’den indirilebilir.

    Gölge WiFi, Yalnızca Gölgede WiFi Erişimi Sunar

    Gölge WiFi, plajlarda ve güneşli alanlarda yüksek WiFi sağlayan güneşlikler kurmak projesi çercevesinde bir projedir; bu yapı, yalnızca kullanıcılar gölgedeyken çalışan ücretsiz WiFi sağlıyor, böylece onları güneşten uzak kalmaya ve cilt kanserine yakalanma risklerini azaltmaya teşvik eder.

    Sistem, bir sensöre bağlı olan ve güneşin hareketini takip etmesini sağlayan yönlü bir WiFi anteni kullanmakta. Gün boyunca gölge hareket ettikçe WiFi anteni buna göre hareket ederek WiFi erişiminin sadece gölgeli bölgelerde bağlanmasını sağlar. Sistem aynı anda 250‘den fazla kullanıcıyı barındırabilir ve her ne kadar o kadar kişi dar alanda yer alamasa da.

    Shadow WiFi ilk olarak Peru’da piyasaya sürüldü ve yenileri; ABD ve Yeni Zelanda’da kurulacak şekilde devam etti. Bu, mimariyi, teknoloji erişimini ve sağlık hizmetlerini gerçekten yaratıcı bir şekilde bir araya getiren bir reklam projessidir.

    Ar-Ge’nin ReApply Hatırlatıcısı, İnsanların Güneşten Korunmasını Sağlıyor

    Akıllı Güneş Koruyucu Şişe, yaz sezonu için tam zamanında gelir. İnsanların güneşin sert ışınlarından sürekli ve tutarlı bir şekilde korunmasına yardımcı olacak bir üründür. Bunu, insanlara gün boyunca ‘Yeniden Uygula Hatırlatıcıları‘ göndermek için akıllı telefon uygulamalarıyla senkronize ederek yapıyor.

    Vitality Brands ile işbirliği içinde VML Australia tarafından yaratılan ve tasarlanan Akıllı Güneş Koruyucu Şişe, kapaktaki özel Bluetooth LE teknolojisi ile güçlendirilmiştir. iOS uygulaması, kullanıcının güneş kremi uyguladığı andan itibaren ReApply Reminder geri sayımını otomatik olarak tetikler. Digital Buzz Blog, “Uygulama daha sonra, insanlara güneş kremini yakmadan önce ReApply güneş kremini hatırlatmak için tasarlanmış “hatırlatma” bildirimlerini tetiklemek için canlı Hava Durumu, Konum ve UV Endeksi Derecelendirmesi verilerini işleyen bir algoritmaya dayalı olarak önerilen Yeniden Uygulama süresini dinamik olarak ayarlar.

    Fujitsu’nun En Yeni Yakınlık Teknolojisi Gücünü Güneş’ten Almaktadır

    Beacon’ları olabilecek en iyi hale getirmeyi amaçlayan Fujitsu, yakınlık teknolojisine sürdürülebilirlik perspektifinden yaklaşıyor. Sadece 3 gram ağırlığında ve ancak 2,5 milimetre kalınlığında olan bu işaret, giysilere, köşelere ve kavisli yüzeylere takılabilen hafif ve çok yönlü bir şekle sahiptir. Tüm bu etkileyici özelliklerin yanı sıra, işaret güneş tarafından desteklenmektedir. Rutin olarak değiştirilmesi gereken küçük bir pil gerektirmek yerine, güneş enerjili işaretin çalışması için sadece bir ışık kaynağına ihtiyacı var.

    Pazarlamadan evde kullanıma kadar, beacon uygulamaları daha çeşitli hale geldikçe, Fujitsu’nun geliştirmeleri mevcut yakınlık teknolojisine esneklik getirecektir.

    McDonald’s’ın Sınırlı Süreli Kuponu Hızlı Kullanılmazsa Güneşte Kaybolur

    McDonald’s, Rio de Janeiro sahillerindeki insanlara bir ikram olarak, donmuş bir içecek için kullanılabilecek sınırlı süreli kuponlar dağıtan bir satış makinesi kurdu. Bir son kullanma tarihiyle basılmak yerine, kuponların kendileri buzdan yapılmıştı ve insanları kupon bir suya dönüşmeden önce ellerinden geldiğince hızlı bir şekilde en yakın McDonald’s‘a koşmaya davet ediyordu.

    Bu kampanyanın temel dayanağı, McDonald’s’ın Malezya’da yürütülen Sundae’yi Kurtarın kampanyasına benziyor ve aynı zamanda tüketicileri son derece kısa bir zaman dilimi içinde bir bedava ürünü kullanmaya teşvik etmek için ısıyı kullanıyor. Muhtemel tüketicileri cezbetmek için kuponlar veya hediye kartları dağıtmak kolaydır, ancak harekete geçme baskısını artırmak bunların gerçekten kullanılma şansını artırır.

    Nivea ‘Sun Band’ Dergi Reklamı Bilekliğe Dönüşüyor

    Nivea “Sun Band” reklamı yalnızca gerçek bir çapraz platform kampanyası değil, aynı zamanda giyilebilir bir reklamdır. Sun Band dergisi reklamında gömülü bir çocuk izleme bileziği var; bu bileklik magazin reklamından fırlayıp çocuğunuzun bileğine takılabilir.

    Kullanıcılar daha sonra eşlik eden bir mobil uygulamayı indirebilir ve bileklikle senkronize edebilir. Daha sonra, çocuğu izlemesine izin verilen bir güvenlik çevresi belirlerler. Çocuk güvenli bölgenin dışına çıkarsa, bir alarm çalar. Bileziğin yeniden kullanılabilir ve neme dayanıklı olduğu iddia ediliyor.

    Sun Band reklam kampanyası, Nivea markasının çocuklarınızı korumanıza yardımcı olmaya olan bağlılığını göstermeyi amaçlamaktadır. Reklam, Nivea’nın Sun Kids güneş kremini çağrıştırıyor ve bunu ebeveynlerin diğer “büyük plaj endişesi“ni geçirmek için kullanıyor.

    Reklam, Brezilya‘daki Veja Rio dergisinin seçkin nüshalarında yayınlandı.

    Kaynak : TrendHunter

  • Dünyadan Otel Pazarlama Örnekleri

    Dünyadan Otel Pazarlama Örnekleri

    Oteller, yürekleri ısıtan televizyon reklamlarından sıra dışı açık hava gösterilerine kadar, tüketicilere ulaşmanın yeni ve yaratıcı yollarını arıyor. Airbnb, Booking, Ets Tur ve diğer konaklama paylaşım hizmetlerinin yükselişiyle birlikte, otel markalarının tüketicilere çekici görünmesi giderek daha önemli hale geliyor.

    Otellerin mevcut müşterileri elde tutma girişiminde bulunma yollarından biri, duygu uyandıran reklamlardır. Bu reklamlar genellikle anılar yaratma teması ve bu değerli aile anlarına eklenen duygu türleri üzerinde oynar. 

    Bu yaklaşımın bir örneği, tatillerin meşgul aileleri nasıl bir araya getirebileceğini anlatan Çin’deki Holiday Inn reklamıdır. Tabii ki birçok otel de Y kuşağının dikkatini çekmek için daha alışılmadık pazarlama yaklaşımlarına yöneliyor. Örneğin, İrlandalı otel zinciri Jurys Inn, otel misafirlerinin yatakta biraz daha uzun süre kalmalarını sağlayan giyilebilir yorganları içeren çok komik bir kampanya yarattı. Benzer şekilde Holiday Inn Express, kontinental kahvaltısını tanıtmak için BREAKFA-mojis adlı bir dizi kahvaltı emojisi oluşturdu.

    Ultra Rahat Giyilebilir Yorganlar

    İrlandalı otel zinciri Jurys Inn kısa bir süre önce, yatakta biraz daha uzun süre kalmanızı sağlayan giyilebilir yorganları içeren bir reklam kampanyası başlattı. İngilizlerin yaklaşan saat değişikliğiyle başa çıkmalarına yardımcı olmak için tasarlanan bu mobil yatak, fazladan bir veya iki saat uyumak için mükemmel bir yoldur. Her yıl gün ışığından yararlanma uygulaması yapılırken, birçok İngiliz, bir saatlik uykuyu kaybetmekle baş etmekte zorlanıyor. Jurys Inn, yeni bir reklam kampanyasının parçası olarak giyilebilir yorganlardan oluşan bir seri oluşturarak soruna esprili bir çözüm buldu. ‘Suvet‘ olarak bilinen pelüş tulumlar, hareketli bir uyku çözümü sağlamayı amaçlıyor. Takım elbise, yüzde 100 pamuklu kumaşı, elleri ısıtan cepleri ve rahat kapitone tasarımıyla yatakta sarmalanma hissini mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Takım elbiseleri, dik uyumayı kolaylaştırmak için snood benzeri bir boyun yastığına bile sahiptir.

    Holiday Inn Express Sabah Öğünlerini Görsel Bir Dile Dönüştürüyor

    Otel zinciri Holiday Inn Express kısa süre önce, mobil kullanıcıların çizgi film karakterleri olarak yeniden tasarlanmış çeşitli sabah yemeği öğelerinin görsel grafiklerini indirmelerine olanak tanıyan BREAKFA-moji adlı bir kahvaltı emoji klavyesi oluşturdu. Emojiler, konuşmada kullanılmak üzere doğrudan herhangi bir akıllı telefon klavyesine uygulanabilir. Oteller genellikle, yalnızca kahvaltı temalı bir emoji setini çok alakalı hale getiren kontinental kahvaltıları ile bilinir. Holiday Inn Express, minik kollar, bacaklar, gözler ve hatta güneş gözlükleriyle dans eden kekler, muzlar, simitler, yumurtalar, tostlar ve krepler gibi öğeleri içeren 25 özellikli grafik tasarladı. Kahvaltı klavyesi Google Play ve iTunes’dan indirilebilir ve daha sonra mesajlaşma uygulamasında kolayca dil olarak ayarlanabilir. Pazarlama kampanyası ayrıca komedi oyuncusu Rob Riggle tarafından tanıtıldı.

    Bu Otel Grubu, Yalnızca Yetişkinlere Yönelik Dondurmalar Sunuyor

    Warner Leisure otel grubu, kısa bir süre önce, alkollü dondurma aromaları ile 50 yaş üstü kalabalığı hedefleyen bir kampanya başlattı. Bir dondurma kamyonunun nostaljisini yalnızca yetişkinlere yönelik tatlarla birleştiren akıllı pazarlama kampanyası, kalbi hâlâ genç hissedenlerin dikkatini mükemmel bir şekilde çekiyor.

    Warner Leisure otel grubunun yeni kampanyası, yaz sezonu boyunca İngiltere’ye retro bir dondurma kamyonu göndermeyi içeriyor. Kamyon, Jägermeister, votka ve tekila gibi sadece yetişkinlere yönelik malzemelerden yapılmış alkollü dondurma tatları sunacak. Mobil dondurma barının arkasındaki fikir, yetişkinlere en sevdikleri yaz tatillerini hatırlatacak klasik bir çocukluk eğlencesine kendilerini kaptırmaları için bir yol vermektir. Warner Leisure otel grubunun pazarlama direktörü Mat Finch’in açıkladığı gibi, “Misafirlerimiz ağırlıklı olarak 50 yaşın üzerinde olabilir, ancak biraz yaramaz eğlenceyi severler.”

    Bu Airbnb Reklamları, Vergi Katkıları İçin İyi Kullanım Önerileri Sunuyor

    Otobüs duraklarının posterlerine sıçrayan bu Airbnb reklamı, Airbnb ev sahiplerinin ve misafirlerinin vergi katkılarını vurgulamayı amaçlıyor. Bu reklam nihai olarak çeşitli kamu ve vergi destekli hizmetleri, bu vergi katkılarından daha iyi yararlanmak için hizmetlerini genişletmeye veya uzatmaya teşvik etmeye çalışır.

    Reklamlarda “Sevgili Eğitim Kurumu, Lütfen 12 milyon dolarlık otel vergilerinin bir kısmını okullarda sanatı sürdürmek için kullanın” ve “Sayın Halk Kütüphanesi Sistemi, 12 milyon dolarlık otel vergilerinin bir kısmını sanat eserlerini korumak için kullandığınızı umuyoruz.” gibi ifadeler yer alıyor.

    Nihayetinde, bu Airbnb reklamları, Airbnb otellerinden ve konuklarından ayda yaklaşık 1 milyon dolarlık otel vergisi katkısı yoluyla Airbnb’nin ekonomiye olumlu bir katkı sağladığını ince bir şekilde aktarmayı amaçlıyor.

    Bu Holiday Inn Reklamı Küçük Bir Kız ve Annesinin Hikayesini Anlatıyor

    Çin’deki Holiday Inn’in bu otel reklamı, küçük bir kız ile meşgul annesi arasındaki ilişkinin hikayesini anlatıyor. Holiday Inn reklamı, otelin olanaklarını sergilemek yerine, birçok meşgul profesyonel ebeveynin duygularına hitap ediyor. Reklam, her zaman işten uzakta olan annesini sürekli özleyen genç bir kızı konu alıyor. Video, kızın ailesinin ona Holiday Inn’de bir tatil için sürpriz yapmasıyla sona eriyor.

    İlginç bir şekilde, reklamda anlatılan hikaye, markanın baş pazarlamacısı Emily Chang‘ın yaşadığı gerçek bir olaya dayanıyor. Chang, iş için uzaktayken kızından yürek burkan mesajlar alacaktı ve bu da onu Holiday Inn’de sürpriz bir gecelik geziye götürmeye sevk etti. Chang için otel reklamı, harika tatillerin egzotik yerler tarafından değil, içinde bulunduğunuz şirket tarafından belirlendiğini gösterebiliyor.

    Venediklinin ‘Olduğun Gibi Gel’ Reklamı Bireyselliği Kutluyor

    Ünlü Las Vegas oteli The Venetian, kısa süre önce Vegas şeridinin ışıltısından ve ihtişamından uzaklaşan ve bunun yerine her ziyaretçinin beraberinde getirdiği bireyselliği kutlayan yeni bir reklam yayınladı. Kampanya, yalnızca daha geleneksel Las Vegas reklamlarından bir sapma değil, aynı zamanda bireye ve onların benzersiz deneyimine hitap eden daha modern konaklama pazarlamasına doğru bir harekettir.

    Olduğun Gibi Gel başlıklı reklamda, bir dizi ilginç ziyaretçi, aynı derecede tuhaf arka planların önünde dans ederken görülüyor. Reklam, Venedik’in otantik İtalyan deneyimini aktarmaya yardımcı olan İtalyan şarkıcı Mina’nın bir şarkısıyla bağlantılı.

    Reklam nihayetinde, her türden konuğu kutlamak için Las Vegas’ıı ziyarete gelen göz alıcı müşterilere odaklanmanın ötesine geçiyor. The Venetian’ın CMO’su Lisa Marchese‘nin açıkladığı gibi, “iyimser, kapsayıcı, gerçekten sevimli olabilir ve Las Vegas’a gelen konukları kutlayabiliriz.

    Bu Seyahat Konaklama Reklamları Yıldız Jane Lynch ve Bobby Lee

    Booking.com’un bu seyahat konaklama reklamları, komedyenler Jane Lynch ve Bobby Lee‘yi fevkalade garip bir çift olarak tasvir ediyor.

    15 saniyelik reklamlar, tuhaf çiftin tropikal bir manzarada bir yatakta öfkeyle durduklarını ve birbirlerine suşi yedirdiklerini, bir arkadaşlarının düğünü için dışarıda geçirdikleri zamanın hikayesini anlatırken gösteriyor. Başka bir reklam, ikilinin katılmayı planladıkları düğüne asla gelemediğini, bunun yerine otellerinde kalmayı ve birbirlerinin arkadaşlığının tadını çıkarmayı seçtiklerini gösteriyor – bu, tuhaf bir trol benzeri çiçekçi kızı dehşete düşürüyor.

    Türk SEM Otel Pazarlama konusunda müşterilerimize ilham olması sebebiyle Trend Hunter‘dan İlham Verici Otel Pazarlama Stratejileri konusunu çeviri yapmıştır.

    Jane Lynch ve Bobby Lee, Booking.com tarafından sağlanan alanların lüksünü pazarlamak ve aynı zamanda potansiyel gezginlerin bölünmemiş dikkatini çekmek için seyahat konaklama reklamlarında komedi yeteneklerini kullanıyor.

    Accor’un Otele Hoş Geldiniz Dublörü Twitter’a Yeni Gelenleri Evde Hissettirdi

    Konaklama endüstrisi, insanların yeni bir ortamda kendilerini iyi hissetmelerini sağlamakla ilgilidir, bu nedenle Accor akıllı bir otel karşılama kampanyası başlattı.

    Her gün Twitter hesabına kaydolan yeni insanlar var ve hoş karşılandıklarını bildirmek için Accor, bu yeni gelenler için dostane bir elçi olmayı görev edinmeye karar verdi. Bir kullanıcının ilk tweet’i yayınlandıktan sonra Accor, #FeelWelcomeFromThe1stTweet etiketli nazik bir mesajla yanıt verdi. Daha fazlasını yapmak için Accor, her kullanıcıya bir kişinin Twitter hesabını gösteren özelleştirilmiş bornozlar göndermeyi de ayarladı.

    Sonuç olarak, yeni Twitter kullanıcıları hediyeyi aldıkları için çok heyecanlandılar ve kampanyanın erişimini yaymak için sosyal medyada Accor ile etkileşim kurdular.

    Bu Reklam, Bir Sonraki Ofis Dışında Mesajınızı Yazmanıza Yönelik Bir Hizmeti Tanıtıyor

    Westin Hotels‘in bu zekice reklamı, diğer çalışanları biraz izin almaya teşvik edecek arsız bir ofis dışında mesajı gösteriyor. Bu reklam, Amerikalı çalışanların tatile gerektiği kadar vakit ayırmadıklarının istatistiksel olarak kanıtlanmış araştırmaları sonucunda oluşturulmuştur.

    Westin Hotels, BBH New York aracılığıyla McSweeney’s ile ortaklık kurarak diğer çalışanlara bir şeyleri kaçırmış olma hissini uyandıracak akıllı bir reklam oluşturdu. Reklam, boş zamanının tadını çıkaran bir iş adamından gelen ofis dışında bir mesajı okur. E-posta şöyle: “Mesaj için teşekkürler, ama muhteşem bir tropik lagünde yunuslarla yüzerek tatildeyim…” Mesaj devam ediyor, ancak konuya daha ilk satırda ulaşılıyor.

    Reklam mizaha odaklanırken, altta yatan mesaj toplumun “kaçırma korkusu” nu kullanıyor. Başkalarına neler yapabileceklerini göstererek, kendilerine hak ettikleri zamanı ayırmaları için onları cesaretlendireceğini umarız.

    The Marriott, Seyahati Teşvik Etmek İçin İki Film Yayınladı

    Marriott International Inc., hizmetlerinin reklamını yapmak için çok yaratıcı bir yol izlemeyi seçen çok uluslu bir şirkettir.

    Şirket, bir reklam filmi çekmek veya dijital ve basılı platformlarda reklam satın almak yerine yeni bir yaklaşım benimsemeyi seçti. İlki JW Marriott LA’da çekilen ve adı ‘Two Bellmen’ olan iki kısa film yayınladı. İkinci film Paris Marriott Champs-Elysees‘de geçiyor ve adı ‘Fransız Öpücüğü’. Bu kısa filmlerin her ikisi de YouTube’da birkaç milyon kez görüntülendi ve Marriott markasını tanıtmak için daha standart yollar kullanmak yerine sanatı ve romantizmi kullanıyor.

    Marriott, markasını tanıtmak için yaratıcı bir yaklaşım sunarak, kendisini sınırları test etmeye ve zorlamaya istekli bir şirket olarak konumlandırırken hizmetlerinin reklamını yapabiliyor.

    Kaynak : TrendHunter

  • Vera Gelinlik İlerleyişine En İyi Markalarla Devam Ediyor

    Vera Gelinlik İlerleyişine En İyi Markalarla Devam Ediyor

    İlham veren gelişmeler bünyesinde bu ay Vera Gelinlik‘ten bahsedeceğiz. Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren gelinlik mağazası müşterileri ile gelinliğin atölyesi ve stilisti ile ilgili bilgileri paylaştı.

    Her gelinin giydiği gelinliğin markasını ve stilistini bilmesi gerektiğini düşünüyorlar.

    Bu çalışmalarına birde dünyaca ünlü markalara ait gelinlik modellerini toplama süreci girince Vera Gelinlik hedeflediği düzlemde ilerlemeye başladı. Türkiye’nin en saygın perakende gelinlik mağazalarından birisi olurken, Türkiye ve Dünyadan gelinlik markalarıyla anlaşmaya devam ediyor.

    Vera Gelinliğin İlham Verici İlerlemeleri

    Türk SEM, 2015 yılı 3. çeyreğinde 1. olduğu dönemden bugüne Google Ads çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Vera Gelinlik ve Pınar Bent Gelinlik Google Ads çalışmalarını yöneten Türk SEM, Vera Gelinlik için vermiş olduğu reklamlarda yaklaşık 10 milyon gösterim elde etti.

    Yüksek Standartta Gelinlik Markaları

    Alnının en iyilerinden olan Pierre Cardin ve Aysira Gelinlik; Aksaray’da Vera Gelinlik mağazalarında ulaşılabilir. Bu elbette bir tesadüf değil. Arka planda oldukça çalışkan bir ekip var. Hem model araştırmasında hem de marka anlaşmalarında durmaksızın çalışıyor.

    Yapay Zeka Sistemleri Hakkında

    Yapay zeka sistemlerine dahil ettikleri tüm modeller sayesinde gelin adayının fiziksel ve bilişsel özelliklerine göre en doğru model tavsiyesi veren sistem aktif olarak kullanılıyor.

    Online Gelinlik Mağazaları Aktif

    Vera Gelinlik web yatırımlarını oldukça fazla önemsiyor. İlgili bağlamda veragelinlik.com siteleri içinde hayli fazla çalışmaktalar. Trendyol üzerinde her ne kadarda bir marka sayfası açmış olsalar da aktif kullanmayacaklar gibi duruyor. Aktif kullandıkları sayfa Veragelinlik.com olacak.

    Şimdilik mağazalarında sadece sipariş formu doldurulmakta ve satış danışmanının dönüşleri ile süreç ilerlemektedir.

    Artık National Geograpfic’e Türk SEM’den Reklam Verebilirsiniz

    Dünyanın en saygın dergilerinden Natgeo reklamlarınızı National Geograpfic Reklam sayfamızdan verebilirsiniz.