Google sıralamayı etkileyen faktörler arasında açıklamaya çekinmediği bir diğer özellik ise sayfaların yüklenme süresidir. Hem Mobil kanadında hem Masaüstü kanadında açılış sürecinin algoritma olarak sıralamaya etki ettiğini söylemiş aynı zamanda hızlı açılan sitelere kullanıcıların tekrar ziyaret etme eğilimi içerisinde olduğunu belirtmiştir. Bu noktada web site yapımcıları içinde kaynak olabilmesi için “Pagespeed” yani Sayfa Hızı ile ilgili bir sayfa yayınlamıştır.
Ay: Haziran 2015
-

Güncel İçeriğin Google Sıralamalarına Etkisi
Arama motorlarına haber aramalarıyla beraber giren daha güncel olma isteği normal sıralamaları da uzun bir süredir etkiliyor. Bunun başlıca nedenleriyle irdeleyip, içerik geliştirme süreçlerimizde stratejimizi de yine bu konu temeliyle kurgulayacağız. Kaliteli, kurumsal SEO çalışması yaptırmak isteyen firmalar, Türk Sem üzerinden hizmetlerimizden yararlanabileceklerini de hatırlatalım.
Bilgi : Eski içeriklerin nasıl güncellenmesi gerektiğine 2024 yılında kaleme aldık. Bu içeriği okumak için “Blog içeriklerinizi güncelleme” içeriğimize göz atabilirsiniz.
Sadece güncel içerik olarak değil, güncel teknolojileri ve web alt yapısında güncel sistemleri kullanan sitelerde aramalarda ön sıralarda gelme eğilimi göstermektedir.
-

Google Güvenlik Teşhisi ve SEO
2007 yılı civarı bir dönemde Google, o dönemin işletim sisteminin ciddi açıklar vermesinden dolayı arama motoru için önemli bir adım attı. İlk adımında virüs barındıran siteler için hemen site başlığı altında “Bu site bilgisayarınıza zarar verebilir” uyarısıydı. Sistem olarak oturmadığı için haylice sitede göründüğünü belirtebiliriz. Hatta ilk ilkel virüs uyarı sistemi basit bazı JavaScriptler içinde vermişti.
-

Google’de Sıralamaların Ziyaretçi Sayısı
Anlaşmaları firmalarımız için böyle bir kısım yapalım istedim. Bu kısım ortalama rakamlardan oluşmaktadır. Fakat her bölgeye, her aramaya göre ziyaretçi dağılımı değişir bu kısımda ise ortalamalar yer almaktadır. 2015 yılı itibariyle dağılım bu şekilde. Yine belirtmek istiyorum ki bu rakamlar “Google Reklamı Görünmeyen” aramalar için geçerlidir.
-

Backlink Nedir? Faydalı Mıdır?
Google aramalarında etkisi olduğu konusunda 10 yıldır konusu geçen “backlink etkisi” konusuna kısaca değinelim, bakış açımızı sizlere aktaralım istedim. Back (Geri) – Link (Bağlantı) GeriBağlantı olarak Türkçeleştirebileceğimiz Backlink kelimesi “Web Sitenize” siteniz dışında başka site tarafından verilen linke denir. Backlink konusu Google’nin heyecan uyandıran “PageRank” teknolojisinin temelini oluşturur. Google’nin ilk temel arama listeleme mantığı da Backlink konusuna dayanmaktaydı. Temel listeleme kuramının “Bol Backlink” kavramıydı.
-

Google News Kayıt – Google Haberlere Nasıl Başvuru Yapılır?
2005 yılında kendi kodlama sistemiyle başladığı haberler kısmına her gün geliştirerek işlevsel bir hale getirdi. İlk zamanlarında Google, seçici davranmakta ve bilindik haber portallarını “Google News” içerisine eklemekteydi. Bu stratejisini bildiğiniz gibi tüm uygulamalarında yapmakta. Şimdilerde bu eklemeyi kriterlerini karşılayan herkesi eklemekle devam ediyorlar. Şu an kriterlerini karşılıyorsanız Google News içerisine eklenmeniz de her hangi bir engel yoktur.
-

Google Aramalarında Ücretsiz Üst Sıralara Çıkmak
Google, doğal arama sonuçlarıyla, reklam politikasının bir birine etkisi olmadığıyla övünmektedir. Görünür durumda her iki biriminde bir biriyle her hangi bir etkileşimi olmadığı üzerine. Kısacası doğal arama sonuçlarında çıkmak ücretsizdir. Fakat; Google için belli kalite kriterleri mevcut. Kişilerden bu kriterlere uygun web sayfası beklemekte ve ona göre sıralamalarını gerçekleştirmektedir.
-

Müşteri Merkezli Stratejiyi Benimsemek
Dijital platformda var olabilmek için veya günümüz ticaret dünyasında firmalar varlıklarına devam edebilmek için “müşteri odaklı” olmak zorundalar. Ürün kalitesi, müşteri hizmetlerindeki memnuniyet gibi tüm insanı etkileyen faktörlerin net ve doğru olma sürecinden bahsediyoruz. Dijital pazarda var olmak müşteri sayısında ciddi artışı peşinden getirir. Fakat sisteminiz tam olarak buna uygun mu? İşte tam olarak sistem uygun değilse “şikayet, eleştiri ve daha nice ağır” sonuçlarla markanın sıkıntıya girdiği bir sürece doğru yol alınabilir.
Dijital dünyada var olmak vizyon sahibi tüm işletmeciler için mecburi olması gerektiği bir pazar. Bu bugün veya geç kalınmış bir yarın olabilir. Fakat bir gün bir kaç sokak ötedeki müşterisine 500 KM uzaktan ürün geldiğinde işletmeci “Yeni Pazarlama Stratejisine” merhaba diyebilir.
-

Search Engine Optimization (SEO) Tarihçesi
1998 yılının şubat ayına baktığımızda o dönemlerde arama mantığının “dizin” üzerine kurulu olduğunu görürüz. Katalog sistemi mantığıyla ilerleyen arama dönemi de yine o zamanlara rastlar. Sitelerin kendilerini tanımladıkları haliyle arama motorunun aramalarda getirdiği dönemlerden bahsediyoruz. 1998 Şubat ayında Yahoo ise tam olarak bu mantık üzerine kuruluydu.
Fakat 1998 yılı başlarında proje ilhamı o günlerde Sergey ve Larry Page üzerine doğdu. Çalışmalarına başlayan ikilinin projesi oldukça basit ve güzeldi. Web sayfalarının bizlere sunduğu içerikten daha fazlası gerekliydi doğru sonuçlar için. Bunu da yine webden “otomatik” bir algoritmayla çözülebilirdi. Sitenin kendi dışında gelişen oluşmalar sitenin kalitesini belirtebilirdi. Mantık şuydu; bir site ne kadar kaliteliyse o kadar çok site dışından link alır. Sonunda “Merhaba Pagerank Teknolojisi” ile Google arama hizmetine başladı. 1998 sonlarına doğru Google Stanford Üniversitesi web sayfası içerisinde yayındaydı.
1999 yılı Google için henüz proje dönemleriydi, Larry Page Stanford Üniversitesi dönemlerinde kendi sayfasında Google çalışmalarından bahsedip bir de ilk dönemlerine ait logosunu paylaşmış.2000’li Yıllarda Arama Motorları ve Google
Yahoo’nun en büyük dezavantajı “dizin” sistemine ücretli kayıt almasıydı. Yahoo’nun dizin sistemine alternatif olarak Mozilla Vakfı tarafından ücretsiz bir çalışma oluşturuldu. Adına DMOZ.Org dendi. Open Directory Project yani Açık Dizin Projesi olarak başlayan Dmoz, dizinlerine sadece kaliteli siteleri alacaklarını belirtti. Dizine hiç bir şekilde ücretli ekleme gerçekleşmeyeceğini, editörlerin ise gönüllü olmak isteyen kişilerden seçileceği üzerineydi. Bir anda dünya İnternet’inin merkezi haline gelen DMOZ.Org bilindik tüm arama motorlarının temel kaynağı haline geldi. Dmoz’da ekli olan siteler aramalarda hep önde gelmekteydi.

O dönemlerde Google sayfaları indexliyor ve Pagerank mantığına göre listeleniyordu. Direk olarak DMOZ verilerini çekerek sayfalarının bir kısmında da yayınlıyorlardı. Yahoo ise dizine eklenmesi ise ücretliydi.
2003 Yıllarında Gelişen Sistemler ve Daha İyi Sonuçlar
Henüz pazarda ki konumu tamamen oturmayan Google’ye, Altavista, Yahoo ve yerel arama motorları ciddi birer rakipti. Fakat Google daha iyi sonuçlar için çalışmakta rakipleri ise meta kodları üzerinde yoğunlaşmaktaydılar. Arama motoru açma çılgınlığından bahsetsek yanlış olmazdı. Milyonlarca arama motorunun açıldığı bir dönemden bahsediyorum.

Mynet arama gelişim sürecine bakmak için eski Mynet arama yazımıza bakabilirsiniz.
O dönemin en büyük SEO çalışması ise “Tek bir tıkla milyonlarca arama motoruna kayıt yaptırın” ibaresiydi. Dönemin en büyük Türkçe İnternet siteleri de bu furyadan etkilenmişler ve hizmetleri arasına “arama motorlarına kayıt” kısmı eklemişlerdi. İşin garip tarafı ise işe de yarıyordu. Tek tıkla yüzbinlerce arama motoruna kayıt gönderilebiliyordu.
www3 olarak bir furya başlamış ve bir çok web sayfasını etkilemişti. Siteler subdomain uzantısını “www” olarak değil “www3” olarak yapmaktaydı. Elbette bu durumdan Google’de etkilenmişti. 2003 yılı Google’sine baktığımızda görebiliyoruz.
2005 Yılları Google ve Arama Pazarı

Bir çok ülke de yerel rakipleri karşısında ciddi üstünlükler elde ettiği bir yıl oldu Google için. O dönemde kendi arama motoru bulunan Mynet bile Google karşısında ciddi sıkıntılara girmişti. Nitekim Google harici diğer arama motorları Google kadar kendini geliştirme istekli oldukları da söylenemez. Google her gün bir yenilikle ziyaretçilirini karşılamakta ve sektördeki payını artırmaktaydı.
DMOZ ile tanışmıyorsanız DMOZ Nedir yazımızı inceleyebilirsiniz.
Döneminde Türkiye’de 10 civarı kişiydi ve Google’yi gerçekten önemsiyorduk. Hatta diğer arama motorları üzerinde her hangi bir fikir birliğimizde yoktu. Çünkü; sıralama mantıkları tamamen karma karışık ve belirsizdi. Yahoo’da elbette pazarda sözü olan bir arama motoruydu fakat sıralamada iyi bir konuma gelmek için “Dizin” kısmına eklenmek gerekliydi ve bu da ücretliydi. Yine o dönemlerde DMOZ büyük bir güç ve ziyaretçi ise Google’den gelmekteydi.
Çok link ön sıra mantığı ise kesinlikle temel mantıktı. Henüz Google’de Türkçe konuşan birilerinin çalışmadığı dönemde her türlü illegal işler cezasız kalıyordu. Arama motorunun açıklarının cirit attığı, çöp sitelerin İnternet’ti kapladı dönemde tek bir dayanak noktası ise DMOZ olmuştu.
DMOZ editörlüğüm de 2005 yıllarında başlamış ve tüm diğer editör arkadaşlarla çöp siteleri temizlemekle uğraşmıştık. Daha iyi bir İnternet için o dönemdeki ziyaretçiler DMOZ yani ODP Editörlerine gerçekten çok şey borçludur. 2005 yılı DMOZ ‘da listelenen Türkçe site sayısı ise henüz 18.000 civarıydı. Geçecek olan 10 yılda DMOZ ise hiç değişmeyecek sadece listelenen siteler değişecek ve arayüz aynı kalacaktı.
2007 Yıllarında Arama Motorları
2006 yılında Rohit, sosyal medya optimizasyonu ile ilgili 5 maddelik bir liste yayınlamış ve sonraki yıllarda ise bu maddeleri düzenlemişti. Youtube‘yi satın almış ve geliştirdiği filtre sistemleriyle çöp siteleri temizlemeye başlamıştı.
SandBox yeni sitelere uygulanan bir filtreleme sistemidir ve bu filtre yeni kurulan ve çöplük siteler olarak tabir edilen sitelerin arama sonuçlarına girmesini engellemeyi amaçlamaktadır.
Temizlenen sitelerden sonra Google pazardaki payını en üst seviyelere getirmişti. Reklam programları sayesinde ise Google her geçen gün daha da güçlenmekteydi. Yerel arama motorlarının bir çoğu çalışmalarını bırakmış, Google arama sonuçlarından yararlanmaya başlamışlardı.
SEO’nun Doğuşu ve Genel Tarihçesi
Gerçek anlamda SEO kelimesi ilk 2006 yıllarında “Search Engine Optimization” kelimesini kısaltarak bu işi yapan kişiye denmeye başlamış. Başlı başına bir iş kolu olarak doğmuştu. Sandbox ile beraber profesyonel SEO uzmanları ciddi önem arz etti. Fakat 2007 yıllarında toplam uğraşan sayısı çok azdı ve böyle bir iş kolu olduğu bilinmiyordu. Kendi reklam ajansımız dönemlerinde SEO kavramını anlatırken ciddi zorluklar yaşadığımız dönemlerdi.
ADSL ve diğer gelişmelerden sonra Türkiye’de İnternet çok hızlı artış sağladı. Bir çok sektörü derinden etkiledi. Web sayfası olan ve Google’de üst sıralarda gelen firmalar kazançlarını ciddi derecede artırırken, sektör liderleri gelen düşük satışlarının nedenlerini araştırmış ve web sayfa yorumlama mantıklarını değiştirmişlerdir.
Kurumsal web sayfası düşüncesi o dönemlerde içerisinde her hangi bir “interaktif” uygulama olmayan, satış yapılmayan web sayfası üzerineydi. Yine kurumsal web sayfası mantığı bitmiş veya değişmiş, SEO kavramı ile ister istenmez tanışılmıştı. Google’de yer almak zorunda olduklarını görmüşler ve ilk defa SEO danışmanı aramaya başlamışlardır.
Bizler tam olarak SEO kavramının yıldızı patladığı dönemlerde turizme geçiş yapmış ve SEO çalışmalarımıza ara vermiştik. O dönemlerde bir çok yeni firma doğmuş ve SEO çalışmaları yapmaya başlamışlardı. SEO Danışmanı, Kurumsal SEO ve SEO Hizmetleri gibi kavramlarla SEO kelimesi yapan için değil işin genel ismi için kullanılmaya başlamıştı.
İlk SEO kelimesi ismi gündeme geldiğinde Yabancı bazı forumlarda bunu tartışmış ve Türkçe forumlarda ise Türkçeleştirme gayretine girmiştik. Fakat “AMA” gibi bir kısaltma Türkçeleştiremeden SEO kelimesini benimsememize neden oldu.
Google Her Yıl Filtre Sistemini Geliştirdi
Sandbox uzun yıllar gözbebegi filtre sistemi olarak durdu. Çöp sitelerden temizlenen İnternet daha temizdi. Fakat çöp site olmadan “Yanlış SEO” yapan firma veya şahıslar İnternet’te varlıklarına devam ettiler. Bu sebepten Google, Sandbox mantığını geliştirmek zorunda kaldı ve peşi sıra bir çok filtre sistemini aynı anda uygulamaya başladı. Filtre sistemlerinin sonuçları ise bir birinden farklıydı. İlk 5 sayfa içerisine almayan veya ilk sayfada listelemeyen veya veya ilk 3 sırada listeleyen etkisi bir birinden farklı filtrelerden bahsediyorum.
Şu an gelişmiş bir filtre sistemi bulunuyor. Site dışı etkisi de eskisi kadar etkili değil. Temel olarak listeleme mantığı Inbound Pazarlama içerisinde bahsedilen konular olarak duruyor.
Günümüzde SEO çok ciddi bir pazar durumuna gelmiş ve 2015 yılı süreçlerinde bir çok firmanın hedefleri arasında Google’de üst sıralarda yer alma durumları oluşmuştur. Eski dönemlere göre de rekabet haylice artmış, aynı zamanda müşterilerde artmıştır.
-

Eski Mynet Arama Mantığı
Altavista ve Google ile iş birliği yapan Mynet bir dönem kendi arama mantığını kursa da tutunamadı. Günümüzde Google ile işbirlikleri devam ediyor. Henüz kendi arama sistemlerini kurmaktan oldukça uzak durumdalar. Belki devletten yeterli teşvik gelirse ilerde neden olmasın. Burada Mynet’in eski dönemlerdeki arama geçmişine bakalım istedim. Bazı güzel uygulamaları Altavista ile beraber kullanımdaydı.
